Bilimciler

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Yüksek Lisans
    Doktora
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Bilimciler

Aristoteles


risto (MÖ 384-322), Atina okullarından ikincisini (Lise) kurdu. Platon’un öğrencisidir ve kendisi de Prens İskender’e öğretmenlik yapmıştır. Astronomi, Fizik ve Biyoloji gibi çeşitli bilim dallarıyla uğraşmış ve bu konularda ileri sürdüğü düşünceleriyle uzun yıllar etkili kalmayı başarmıştır. Palton’un, duyulara önem vermesine karşı çıkmıştır. Kozmoloji ve fizik alanındaki teorileri Galileo’ya kadar "değişmez doğrular" olarak kabul edilmiştir. Felsefenin kaynağı Platon olmakla beraber, Aristo’da içerik ve yöntem bakımından yeni bir özellik kazanmıştır.

Astronomi alanında Platon’un duyulara önem vermesine karşı çıkmıştır. Aristo’ya göre evren küre biçimindedir ve merkezinde Yer bulunmaktadır. Yer hareketsizdir ve bütün gezegenler onun etrafında bulunan küreler üzerindedir. Gök cisimlerini taşıyan bu küreler (Eudoxus’da olduğu gibi) geometrik veya kavramsal nitelikte değil tamamen fizikseldir. Bunlar saf, bozulmayan bir maddeden yapılmış somut nesnelerdir. Sabit yıldızları taşıyan en dıştaki kürenin hareket kaynağı, tüm evreni çevreleyen ve yöneten "hareketsiz hareket ettirici" bir güç tarafından (bir anlamda Tanrı) sağlanır.

Evren, Ay Altı (Yer’den Ay’a kadar olan kısım) ve Ay Üstü (Ay küresinin ötesinde kalan evren) olmak üzere ikiye ayrılır. Ay üstü evren yetkin, sonsuza dek kalıcı, değişmez ve bozulmazdır, buradaki gök cisimleri eterden oluşmuştur. Ay altı evren ise mükemmel olmayan kısımdır, geçicidir ve her türlü değişim buradadır. Buna göre cisim evrenin merkezinden ne kadar uzakta ise o kadar mükemmeldir.

Yapıları farklı olan bu iki evrende farklı fizik kanunları geçerlidir. Ay üstü evrendeki cisimler kürelere yapışık olarak düzgün dairesel hareketlere sahipken Ay altındakiler "doğal" ve "zorunlu" olmak üzere iki farklı harekete sahiptir. Doğal harekette etkin olan kuvvet, cismin ağırlığıdır, cisim yüksekten bırakıldığında merkeze doğru düşer. (Ay üstündekilerin böyle bir hareketi yok, aksi taktirde Yer’e doğru düşerlerdi- ya da ağırlıkları olmamalı- zml) Aristo’ya göre ağır cisimler hafif olanlardan daha hızlı düşerler. (bu görüş ancak Galileo tarafından Pisa kulesinde yapılan bir deneyle çürütülecektir) Ortamın yoğunluğu arttıkca düşme hızının azalacağını da söylemiştir. Cisim doğal harekette, ancak doğa boş olsaydı sonsuz hıza ulaşacaktı. "Sonsuz hız"a ulaşılması saçma olduğundan uzay madde ile doludur. Zorunlu hareket ise cismin doğal yerinden uzaklaştırılması sonucu oluşan harekettir, burada uygulanan kuvvet ortadan kalktığında harekette biter. Aristo fırlatılan bir taş için kuvvet kesildikten sonra yoluna devam edebilmesini, bu durumda hareket ettiren kuvvetin havaya geçtiğini ve havanın nesneyi ittiğini söyleyerek açıklar. (bu görüş de Beyruni tarafından çürütülecektir)

Ay altı evren merkezden dışa doğruağırlıklarına göre sıralanan dört temel öğeden (toprak, su, hava ve ateşten) oluşmuştur (dört ana elementden oluşan Dünya olumsuz özelliklere sahiptir). Aristo’ya göre bu elementlerin ağır ya da hafif olmalarının yanında kuru, yaş, sıcak ve soğuk gibi özellikleri de vardır (toprak à kuru+soğuk, suà ıslak+soğuk, hava à ıslak+sıcak ve ateş à kuru+sıcak). Ay üstü evrendeki gök cisimleri parlamalarına rağmen ateşden değil "eter"den meydana gelmişlerdir. Onların (ısı ve) ışık saçmaları, dönen kürelerin alttaki hava ile sürtüşmesinden ileri gelmektedir.


 
Özlü Söz:
Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa yanlışınız çok demektir. - (J. Jenkins)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Biz,yurt emniyeti içinde kişilerin emniyetini de layık olduğu derecede gözönünde tutarız. Bu emniyet, Türkiye Cumhuriyeti Kanunları'nın, Türk Hakimleri'nin garantisi altında, en ileri şekilde mevcuttur... Adalet örgütümüzün ve kanunlarımızın, daima bu yönden incelemelerle, Türkiye'nin dinamik hayatına, tam uygunlukları sağlanmalıdır...Güvenlik ve adalet işleri ile ilgili usullerde ve kanunlarda, kolaylık,çabukluk, açıklık ve kesinlik esas olmalıdır. (1937)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü