Bilimciler

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Yüksek Lisans
    Doktora
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Görevler
    Dersler
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Bilimciler

Franck, James


ames Franck (26 Ağustos, 1882 - 21 Mayıs, 1964, Göttingen), Hamburg doğumlu, Alman fizikçi ve Nobel Fizik Ödülü kazanmış bilimadamı. Öğretmeni Emil Gabriel Warburg'dur. Franck-Condon Kuramı ve Franck-Hertz deneyi ile tanınır. 1925 Nobel Kimya Ödülü'nü almıştır. Frank lisans eğitimini 1906 yılında tamamladı ve yüksek lisans tezini 1911 yılında fizik üzerine Berlin Humboldt Üniversitesi'nde verdi. Daha sonra bu üniversitede 1918 yılında kadar çalışmalarda bulundu ve burada profesörlüğe yükseldi. 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Demir Haç ödülü ile ödüllendirildi ve Kaiser Wilhelm Enstitüsü'nde fizik bölüm başkanlığına getirildi.1920 yılında deneysel fizikte ordinaryus profesör oldu. Ayrıca Göttingen Üniversitesi'nde İkinci Deneysel Fizik Enstitüsü'nde aşkan oldu. Üniversitede bulunduğu sırada, nicem fiziği üzerine Max Born ile birlikte çalışmalarda bulundu.[1]

1925 yılında Frank; Nobel Fizik Ödülü'ne, 1912-1914 yılları arasında yaptığı Franc-Hertz Deneyi ve Bohr modeli hakkında atomlarla ilgili yaptığı çalışmalardan dolayı layık görüldü.

1933'te Nazizm'in gelmesinden sonra, Almanya'yı terketti, ABD'ye yerleşti ve bilimsel çalışmalarına burada devam etti. İlk önce Baltimore'de Johns Hopkins Üniversitesi'nde çalışmalarına başladı. Yaklaşık bir yıl sonra Chicago, Illinois'te çalışmalarına devam etti. Burası, Manhattan Projesi'nin başlatıldığı yer olarak bilinir ve bu projede, Kimya Bölümü Metaruluji Laboratuvarı bölümü başkanlığına getirildi. [2]. Ayrıca burada atom bombası ile ilgili olan Politik ve Sosyal Problemler Komitesi'nin başdanışmanlığını yürüttü. Bu komitenin diğer üyeleri : Donald J. Hughes, J. J. Nickson, Eugene Rabinowitch, Glenn T. Seaborg, J. C. Stearns ve Leo Szilard'ten oluşuyordu. Komite, 11 Haziran 1945 te atom bombasının askeri sonuçları üzerine yazdığı Franck Raporu ile ismi duyulur oldu.

Almanya, 2. Dünya Savaşı'nda Danimarka'ya girince, Macar kimyager George de Hevesy; Max von Laue ve James Franck'e verilen nobel ödülünü Naziler tarafından çalınmasını önlemek amacı ile asitli çözelti içinde sakladı. Savaştan sonra altını asitli çözelti içerisinden çıkardı. Nobel cemiyeti bu olaydan sonra ödüllerinde orjinal altın kullanma kararı aldı.

Ödülleri:

  • 1925 Nobel Fizik Ödülü
  • Franck Nobel Konferansı - 1926
  • 1951 Max Planck Medaille Alman Fizik Ödülü
  • 1953 Göttingen Onur Ödülü
  • 1955 Rumford MadalyasıAmerikan Bilim ve Sanat Akademisi
  • 1964Londra Kraliyet Kurumu'na atom ve elektron enerjileri üzerinde yaptığı çalışmalardan do layı yabancı üye olarak seçildi


  •  
    Özlü Söz:
    Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı. - (Mevlana Celaleddin Rumi)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Her meslek, bazı yetenekler ve özel nitelikler ister. Bu şüphesizdir.Fakat, bazı ortak faziletler vardır ki, bunlar aynı zamanda kişininbaşarısı ve kendisine verilen işlerin iyi gitmesi için lazımdır. En astdereceden, en yukarıya kadar, genel koşullar aynıdır. Üstlere karşı özenle iş görme, doğruluk, saygılı olma, astlara karşı, iyi niyetve kabul edilen işte gayret, istikamet, ağızsıkılığı, bu gibi faziletler olmaksızın ne arkadaşlar arasında iyi ilişkiler olur ve nede iş başarılı olur. Meslek vazifesi, yalnız kişinin başarı ve güvenliğini değil, belki daha çok toplumun refahını ilgilendirir. Vatan bütün evlatlarının çalışması ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka toplumunu mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur. Devleti idare eden bakanla, vatanın refahına elinin işi ile yardım eden sanatkâr arasında, yalnız küçük bir fark vardır, o da şudur. Birinin vazifesi, bir diğerininkinden daha önemlidir. Fakat her ikisinde de iyi yapılmak şartıyla, ahlaki değer aynıdır. Bundan dolayı, herkes kendisine düşen işten memnun olmalıdır. Mesleği ne olursa olsun, bir fayda sağlayacak ve bir vazife görecektir. İnsan, vazifesini cesaret, cüret, bağlılık ve namuslu olarak yapınca, elindn geleni yapmış olur. Aynı zamanda, bu vazifeyi diğerlerine karşı kıskanmadan yapmalıdır.Yolunda yalnız olmayacaksın, orada aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında diğerleri yetenekleri itibarıyla sizi geçebilirler. Bir başarı, elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız, kendi kendinize de kızmayınız. Asıl önemli olan, başarı değil gayrettir. İnsan elinde olan ve onu memnun eden, ancak gayrettir. (1930)


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü