Bilim adamları

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Yüksek Lisans
    Doktora
    Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Görevler
    Ölçme Araçları
    Dersler
    Görseller
    Dil Çalışmalarım
    Yazılımlarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Laboratuvarı
    Fizik Eğitimi Belgeleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilim adamları
    Nobel Fizik Ödülleri
    Fiziksel Değişmezler
    Fiziksel Nicelikler
    Öğeler Çizelgesi
    Zaman-Uzunluk-Kütle
    Günlük Yaşamdaki Fizik
    Biliyor Muydunuz?

Bilgisayar >>
    Genel Bilgiler
    Ağ Tasarımı

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Bilim adamları

Newton, Isaac


ngiliz fizikci, matematikci ve astronom (1642 - 1727) 1669'da beyaz isigin bilesimi uzerinde bir teori ortaya atti. Newton isigin kucuk cisimlerden meydana geldigini saniyordu. Etki ile tepkinin ayni (esit) oldugunu ileri surdu. Evrensel cekim yasasini kesfetti. Teleskobu icat etti.

Newton'un çekingenligi yüzünden diferansiyel ve intagral hesabini 38 yil sonra yayinladigi ve Newon'un gecimsiz ve kuskulu kisiligi yüzünden okul arkadaslari tarafindan hep hrpalandigini ve hor görüldügünü rivayet edilir.

Tarih boyunca tabiat kanunları hep çözülmeye çalışıldı. Ay'ın ve gezegenlerin hareketleri hakkında çok miktarda veri, 1686'dan önce toplanmıştı, fakat bu gök cisimlerinin bilinen hareketlerine neden olan kuvvetler net olarak anlaşılamamıştı. Fakat o yıl, Isaac Newton gökyüzünün sırlarını açan anahtarı buldu. O, birinci kanuna göre ayın üzerine net bir kuvvetin etki etmesi gerektiğini biliyordu. Aksi takdirde ay, yaklaşık dairesel bir yörüngeden ziyade doğrusal yörüngede hareket ederdi. Newton bu kuvvetin, Dünyanın Ay üzerine uyguladığı kütle çekiminin bir sonucu olduğu kanısına vardı. Bu düşüncesini genişleterek, Dünya nasıl Ay'ı çekiyorsa bir elmayı da öyle çeker dedi. Newton şunları yazdı :

"Gezegenleri yörüngelerinde tutan kuvvetleri, gezegenlerin etrafında döndükleri merkezlerden olan uzaklıkların terslerinin kareleriyle orantılı olması gerektiğini buldum ve Ay'ı yörüngesinde tutmak için gerekli kuvveti, yerin yüzeyindeki çekim kuvvetiyle karşılaştırdım ve bunların iyi bir uyum gösterdiklerini gördüm."

1642 yılında İngiltere Woolsthorpe 'da doğan ünlü fizik, astronomi ve matematik bilgini; bir çiftlik sahibinin oğluydu. Küçük yaşta öksüz kalınca büyükannesi tarafından büyütüldü. İlkokul çağlarında basit kimya deneylerine ilgi duydu. 1660'ta Newton, Cambridge 'deki Trinity College 'e gönderildi. Burada Isaac Barrow 'un dikkatini çekti. 1665'te Londra 'da veba salgını çıkınca, Cambridge Üniversitesi kapatıldı ve Newton doğduğu yer olan Woolsthorpe 'a döndü. 1667'ye kadar orada kaldı, kendini deney ve araştırmalara verdi. Beyaz ışığın ayrıştırılması, çeşitli metalurji çalışmaları, evrensel çekim yasası; matematik alanındaysa çokterimli ifadelerin üstlerinin alınması, diferansiyel ve integral hesapları bu iki yıllık çalışmasının ürünleridir ve onun Barlow 'un yerine 1669'da "Trinity College" matematik profesörlüğüne getirilmesini sağlamıştır. 1668'de ilk yansımalı teleskopu yaptı. Ertesi yıl optik profesörü oldu. 1672'de "Royal Society" üyeliğine seçildi. 1703 yılından ölümüne kadar bu kurulun başkanlığını yaptı.

Newton 'un matematiğe en önemli katkısı, tutarlı bir kuram olan sonsuz küçükler hesabını (Kendi deyimiyle akışkanlar hesabını) oluşturmasıdır. Bunu özellikle 17. yüzyılın başlarında yavaş yavaş geliştirmeye başlamıştı. Leibniz de neredeyse aynı zamanda (1684) aynı bireşime ulaştı, ancak bu hesabı farklı bir biçimde ve değişik bir anlayışla sundu. Bunun üzerine iki bilgin, buluşun kime ait olduğu konusunda yıllarca tartıştılar.

Mekanik alanında Newton, daha önceki önemli buluşları bir ölçüde düzelterek, tümüyle genelleştirip tamamlayarak; tam ve kesin bir bilimsel kuram biçiminde toparlayan ilk bilim adamı oldu. Bu eski bilgileri; özellikle yerçekimini ve gökcisimleri arasındaki çekimleri belirten evrensel çekim yasasıyla tamamladı. Newton 'un bu buluşu nasıl yaptığını anlatan "Newton'un Elması" hikayesinin doğruluğu hala tartışılır. Newton; kütle ve kuvvet kavramlarını açıkça tanımladı. Bu tanımları yaparken ve çekim yasasını uzaklıkların karesinin tersine göre kurarken, Huygens 'in merkezkaç kuvvet yasasından (1659) yararlandı.

1687 yılında mekanik ve klasik fizik bilimlerinin temel yapıtı sayılan "Philosophiae Naturalis Principia Mathematica" yı (Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri) yayımladı. Bu eserinde sergilediği mekanik, üç ilkeye dayanır:

1.Eylemsizlik ilkesi (Bunu Galilei 'ye mal ediyordu, ancak gerçekte bu ilke açık bir biçimde ve bütün genel yönleriyle Descartes tarafından belirlenmişti)

2.Kuvv8etle ivmenin orantılılığı (Bunu da Galilei 'ye mal etti, oysa Galilei bu ilkeyi yalnızca sezmekle kalmıştı.)

3.Etki ve tepkinin eşitliği (Değme etkilerinde çoktan bilinen bu eşitliği Newton, uzaktan etkileme olayında ele alarak genişletti.)

Günmerkezcilik görüşünü benimseyen Newton, mekanik üstüne düşüncelerini daha önce Kepler tarafından bir ölçüde ve pek kesin olmayan bir biçimde ortaya konan gezegenlerin ve Ay 'ın devinimleri konusuna uyguladı. Gökbilimci Jean Picard 'ın ölçümlerine (1670) dayanarak; ılım noktalarının yalpalarını, gelgitleri ve yerin basıklığını açıkladı. Newton 'un mekaniği, Einstein 'ın görelilik kuramına kadar , köklü bir değişime uğramadan, başta akışkanlar ve gök mekaniği olmak üzere mekanik alanında görülen gelişmelerin temelini oluşturdu.

Newton 'un optikte en büyük katkısı 1671'de ilk teleskobu geliştirmesinin yanısıra, prizma tarafından dağıtılan beyaz ışığı inceleyerek geliştirdiği renkler kuramıdır. Bu konudaki ilk çalışmalarını 1666'da Royal Society 'ye sunduğu incelemede Hooke 'un görüşlerine karşı çıktı. Ancak bu çalışmaların geniş bir açıklaması; çok daha sonra yayımlanan Opticks (Optik) adlı yaptında yer aldı. Newton bu kitapta, Nicolas De Malebranche ile hemen hemen aynı zamanda, her rengin özgül ve değiştirilemeyen bir özellikte olduğunu savundu. Özelliklle, Opticks 'in 1706 latince baskısıyla birlikte yayımlanmaya başlanan Quaestiones (Sorular) adlı ekinde renklerin yapısı üstüne görüşlerini açıkladı. Bu görüşler pek de bilimsel değildi ve karma bir kuram biçiminde sunuluyordu. Işık, her renk için farklı büyüklükte taneciklerden oluşur ve bunlar dalgalar oluşturarak esiri sarsar. Newton, buna dayanarak ışık dalgalarının dönemliği ya da frekansı kavramını ortaya attı. Ancak Malebranche 'tan farklı olarak, bu kavramı genlik kavramından ayırmadı.

1688'de parlamentoya üye oluşuyla birlikte bilimsel çalışmalardan uzaklaştı, politika yaşamına atıldı. 1691-1694 yıllarında ciddi bir ruhsal bunalım geçirdi. 1695'te öğrencisi Lord Halifax 'ın aracılığıyla darphane denetmenliğine tayin edilen Newton, 1699'da bu kurumun müdürü oldu. Ayrıca din, tarih ve kronoloji çalışmaları da yapmıştır. Newton, 1727'de Kensington'da öldü ve Westminster 'a gömüldü.


 
Özlü Söz:
Hayatımızda en yüce, en güçlü, en faydalı dayanağımız ana baba evinden kalan hatıralarımızdır. - (Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Egemenlik verilmez, alınır.


© Özlük Hakkı/Copyright 2003-2015 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: IE 1024x768 ve üstü