Bilim adamları

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Yüksek Lisans
    Doktora
    Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Görevler
    Ölçme Araçları
    Dersler
    Görseller
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Laboratuvarı
    Fizik Eğitimi Belgeleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilim adamları
    Nobel Fizik Ödülleri
    Fiziksel Değişmezler
    Fiziksel Nicelikler
    Öğeler Çizelgesi
    Zaman-Uzunluk-Kütle
    Günlük Yaşamdaki Fizik
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Bilim adamları

Oppenheimer, Julius Robert


ulius Robert Oppenheimer (d. 22 Nisan 1904, ö. 18 Şubat 1967), ABD'li fizikçidir. 2. Dünya Savaşı sırasında nükleer silah üretmek için başlatılan Manhattan Projesinin bilimsel başkanı. Atom bombasının babası olarak da tanınır. Dindar olmayan Yahudi bir ailenin ilk çocuğuydu. Babası Julius S. Oppenheimer Almanya'dan ABD'ye göç etmiş varlıklı bir tekstil ithalatçısı, annesi Ella Friedman ise ressamdı. Kendisinden sekiz yaş küçük erkek kardeşi Frank da fizikçi olmuştur.

Harvard Üniversitesi'ndeki kimya öğrenimini üç yılda tamamladı. Aynı zamanda fizik bölümünden de dersler almıştı. Bu arada sanat, edebiyat ve çeşitli dillerle de ilgileniyordu. O dönemde fizik eğitimi Avrupa'da ABD'den daha iyi olduğu için Harvard Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra İngiltere'ye gitti. Burada yaptığı laboratuar çalışmalarında, laboratuar ortamının kendisine göre olmadığını gördü ve eğitimine teorik fizik konusunda devam etmeye karar verdi. 1926 yılında Max Born ile beraber çalışmak üzere Göttingen Üniversitesi'ne gitti. Burada arkadaşlık kurduğu Werner Heisenberg, Pascual Jordan, Wolfgang Pauli, Paul Dirac, Enrico Fermi and Edward Teller gibi öğrenciler de daha sonra kendisi gibi ünlü fizikçiler oldular. 1927 yılında, sadece 22 yaşındayken doktora derecesini aldı. Göttingen'de özellikle kuantum teorisi ile ilgili birçok makale yayınladı. Eylül 1927'de teorik fizik uzmanı olarak Harvard Üniversitesi'ne döndü. 1928'de Kaliforniya Üniversitesi'nde fizik dersleri vermeye başladı.

1930'larda komünist görüşlerden etkilendi. 1937 yılında ölen babasından kalan 300.000 dolarlık mirasla sol görüşlü çeşitli gruplara maddi destek verdi. Komünist partinin birçok üyesiyle düzenli temas halinde olmasına rağmen partiye katılmadı. Kasım 1940'ta Katherine ("Kitty") Puening Harrison ile evlendi. 1941 ve 1944'te iki çocuğu oldu.


 
Özlü Söz:
İçinizde ne taşıyorsanız dışınızda onu bulursunuz. - (Zübeyr Gündüzalp)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
? Her zoraki çalışma, sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk duyması için, mesleğini, yeteneklerine uygun ve kuvveti ileuyumlu olarak seçmiş olması lazımdır. Bu nedenle, gençlikte en önemlimesele meslek seçimidir. Kişisel mutluluk ve aynı zamanda sosyal çıkar,buna bağlıdır. Herkes, yeteneği ile uyumlu bir mevkide bulunmalıdır. Genellikle, bir mesleğin görünüşteki faydalarına kapılan bir genç ovazifenin zorluklarıyla uyumlu bir şekilde yeteneklerini geliştirememişise, çok fazla ve faydasız çalışmaya mecbur olur. Ya hiç başarılıolamaz veya aşağı bir derecede kalır ve kendinden de memnun olmaz. Bundan fazla olarak, başkasının daha yararlı olacağı bir mevki itutmakla, haksızlık etmiş olur. Gençler, kıskançlıktan ve başkalarının elde ettikleri parlak sonuçlar hayalinden sakınılmalıdır. Tedbirli olmave sosyal vazife kaygusu bunu gerektirir. Biri subay üniformasının sırmaları hoşuna gittiği için asker olmak ister, birdiğeri de, bir yazarın veya bir ressamın kazandığı servet ve şöhretgözlerini kamaştırdığından, zeka ve öğrenimini gözönüne almadan, yazarveya sanatkâr olmak isterse, bu gibi hareketlerin sonucu genellikle hayal kırıklığıdır. Diğer bir görüşle bu gibiler, toplum için kaybolmuş kuvvetlerdir. Bunlar daha iyi idare olunsalardı, kendilerinin hayatıkurtarılmış ve insanlığın mutluluğu arttırılmış olurdu. Her haldemantıklı ve doğal olan şudur. Herkes, kendi yeteneğine göre bir iştutmalıdır. Her işte insanın kıymeti belli olur. İşini iyi yapmanın bulunduğu durum ne olursa olsun, o iyi bir adam olabilir. İnsan,kendine göre bir mesleğe girmeyip de diğerine girmekle, hürriyetini kısıtlar ve sanıldığından fazla geleceğini yanlış tesbit eder. Zira,sapılan bir yol kolayca terk edilemez. Her mesleğin gerekleri, âdetleri ve inançları vardır. Bunlara, insan zorunlu olarak bağımlı olur. (1930)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü