Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

GÜN, AY ve DÖNEM ADLARI - 23.10.2011
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Dilimizde kullandığımız gün adlarının tümü, ay adlarının yarıdan çoğu ve dönem (mevsim) adlarının ise biri Türkçe değildir. Unutmayalım ki, Türkler doğal sürev göstergeleri olan güneşin ve ayın konumu ile ilgili sürev adlarını Türkçe seçmişlerdir. Ancak sonradan toplumların ileri sürdüğü yapay sürev birimleri Türkçe değildir. Örneğin; gün, ay, yıl, öğle, gündüz, gece, akşam, vb. gibi sözcükler Türkçe iken; saat, dakika, saniye, hafta gibi sözcükler ise Türkçe değildir. Bu adların bazıları için incelemesini yapıp diğer Türk dillerinden de yararlanarak Türkçelerini bulalım.

Öncelikle Arapça kökenli "zaman" sözcüğünün eski Türkçede öd > öy ile karşılandığını belirtelim. Eski Türkçedeki "ÖD" sözcüğü bugün ülkemizde kullanılmamaktadır. uzun ünlü etkisiyle d > y dönüşümü düşünülürse, günümüzde ÖY olmalıdır. Ayrıca yeni olarak sürev karşılığı türetilmiştir. Ancak öy sözünün "öğlen" gibi kullanımlarda yaşadığı bilinmelidir.

Türkçesi olan doğal sürev aralıklarına örnekler:

  • Çağ: Yıldızlarla ilgili bir zaman aralığıdır. Güneş 12 burcu dolaşırken her 2150 yılda bir başlangıç burcu geri kayar. Buna yıldızbilimde çağ denir. Ancak çağ sözcüğü uzun sürev dilimleri için de kullanılır. Eski Türkçede Arapçadaki "vakit" anlamında da kullanılırdı.
  • Yıl: Yer'in Güneş'in çevresinde bir kez dönme süresidir.
  • Dönem: Mevsim anlamındadır. Dönemler geçmişte; Kış, Yaz (Bahar yerine), Yay (Yaz yerine) ve Güz adlarını alırdı. Bugün: Kış, İlkyaz, Yaz ve Güz denebilir.
  • Ay: Ay'ın Yer çevresinde bir kez dönme süresidir.
  • Gün: Yer'in kendi çevresinde bir kez dönme süresidir.
  • Gündüz: Güneş'in doğduğu andan battığı ana kadar olan süredir.
  • Gece: Güneş'in battığı andan doğduğu ana kadar olan süredir.
  • Tün: Akşam demektir. Güneşin tepe noktasından sonra alçalmasından battığı ve yeniden doğduğu ana dek olan süredir.
  • Öğle: Güneş'in tam tepede olduğu sürevdir. Öy sözcüğünden türer.
  • Tan: Güneş doğmadan önceki alacakaranlık sürevidir.
  • Akşam: Prof. Dr. Tuncer Gülensoy'a göre Türkçedir. Ak sözünden türemiştir.

    Toplumca sonradan uydurulmuş, doğal olmayan sürev aralıkları vardır. Türkçesi olmayan sürev aralıkları yapaydır. Oysa Türkçesi olanlar doğaldır. Bunların genelde Türkçesi yoktur. Türkçesi bulunmayan yapay sürev aralıklarına örnekler:

  • Hafta (Far.): Yedi günlük süredir. Yedice denebilir.
  • Saat (Ar.): Günün 1/24'üdür.
  • Dakika (Ar.): Saatin 1/60'ıdır.
  • Saniye (Ar.): Dakikanın 1/60'dır.
  • Salise (Ar.): Saniyenin 1/100'üdür.

    GÜN ADLARI

    Öncelikle hafta sözcüğünden başlayalım. Farsça yedi 'heft' dir (veya hefte). Yedi günlük zaman dilimi de 'hafta' adını buradan alınmıştır. Azerbaycan Türkçesinde hafta ile birlikte yeddice denmektedir. Azerbaycanda yedi yerine yeddi dendiği düşünülürse, biz de YEDİCE diyebiliriz. Şimdi de yedicenin günlerinin adlarını inceleyelim:

    Pazartesi (Farsça+Türkçe) - Türkçesi: Başgün
    Farsça bazar sözcüğüne, Türkçe ertesi ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Yemekyerinden sonraki gün anlamına gelir. İngilizcede Pazartesi günü "Monday" biçimindedir. Bu sözcük, "Moon Day" yani "Ay günü" demektir. Eski Bulgarcada, Karayim, Karaçay-Balkar ve Kuman ve Türkmen dillerinde Pazartesi yerine BAŞGÜN denmektedir. Anlamı, "yedicenin ilk günü" biçimindedir.

    Salı (İbranice, Arapça) - Türkçesi: Tozgün
    İbranice ve Arapça üçüncü anlamındakki sülüs sözcüğünden gelmektedir. İngilizcede Salı günü "Tuesday" biçimindedir. Bu sözcük, "Tiw's Day" yani "Mars'ın günü" (Roma Savaş Tanrısı) demektir. Azerbaycan Türkleri, Salı yerine, TOZGÜN demektedir. Anlamı, "temizlik ve süslenme günü" biçimindedir.

    Çarşamba (Farsça) - Türkçesi: Odgün
    Farsça çahar: dört ve şanba: gün sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Dördüncü gün demektir. İngilizcede Çarşamba günü "Wednesday" biçimindedir. Bu sözcük, "Woden's Day" yani "Odin'in günü" (İskandinav Baba Tanrı) demektir. Azerbaycan Türkleri, Çarşamba yerine, ODGÜN demektedir. Anlamı, "ateş (od) ve ışık günü" biçimindedir.

    Perşembe (Farsça) - Türkçesi: Ortagün
    Farsça panç: beş ve şanba: gün sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Beşinci gün demektir. İngilizcede Perşembe günü "Thursday" biçimindedir. Bu sözcük, "Thor's Day" yani "Thor'un günü" (İskandinav Yıldırım Tanrısı) demektir. Eski Bulgarcada, Karayim, Karaçay-Balkar ve Kuman ve Türkmen dillerinde Perşembe yerine, ORTAGÜN demektedir. Anlamı, "yedi günün ortasındaki gün" biçimindedir.

    Cuma (Arapça) - Türkçesi: Yeygün
    Arapça cum'a toplanma demek. Yani Cuma toplanma günü demektir. İngilizcede Cuma günü "Friday" biçimindedir. Bu sözcük, "Freyja's Day" yani "Freyja'nın günü" (İskandinav Aşk Tanrısı) demektir. Eski Bulgarcada, Karayim, Karaçay-Balkar ve Kuman dillerinde Cuma yerine YEYGÜN denmektedir. Anlamı, "iyi ile kutsal gün" biçimindedir.

    Cumartesi (Arapça+Türkçe) - Türkçesi: Elgün
    Arapça cum'a sözcüğüne, Türkçe ertesi ekinin gelmesiyle oluşmuştur. Toplanmadan sonraki gün anlamına gelir. İngilizcede Cumartesi günü "Saturday" biçimindedir. Bu sözcük, "Saturn's Day" yani "Satürn günü" demektir. Azerbaycan Türkleri, Cumartesi yerine, ELGÜN demektedir. Anlamı, "halk ile akrabalar günü" biçimindedir.

    Pazar (Farsça) - Türkçesi: Aragün
    Farsça, ba: yemek ve zar: yer sözcüklerinin birleşmesinden oluşur. Yemekyeri demektir. İngilizcede Pazar günü "Sunday" biçimindedir. Bu sözcük, "Sun Day" yani "Güneş günü" demektir. Azerbaycan Türkleri ve eski Bulgarcada Pazar yerine ARAGÜN denmektedir. Anlamı, "iki yedice günün arası" biçimindedir.

    AY ADLARI

    Günümüzde kullandığımız ay adlarının geldikleri yerler de karışıktır. Hicri takvimdeki Arap ay adlarının bugün hiçbirini kullanmamamıza rağmen yine de Şubat, Nisan, Haziran, Temmuz ve Eylül aylarının isimlerinin kökenleri Arapça ve Süryanice, Kasım ayının ise Arapçadır. İşin daha ilginç yanı bunlardan Şubat, Nisan, Temmuz ve Eylül hemen hemen aynı sesletimle Yahudi takviminde de yer alıyorlar. Gelin ayların adları ve kökenlerine bir göz atalım.

    Ocak (Türkçe)
    Türkçedir. Kışın evlerde ateş yakılan yere verilen addır. 1945'ten önce İkinci Kânun adını taşıyan Ocak ayı, bu söcüğün Türkçe çevirisiyle oluşmuştur. İngilizcede Ocak ayı "January" biçimindedir. Roma Araf (öteki tarafın kapısı) tanrısı Junas'ın adından gelir. Latincede ianua kapı demektir. Giriş ayı anlamındadır.

    Şubat (İbranice, Süryanice, Arapça) - Türçesi: Akpan
    Rumi takvimde kullanılıan bir ay adıdır. Vurma, yıkma, çarpma anlamına gelen Akad dilindeki şabatu, Arapça, İbrabice ve Süryanicedeki şûbat veya şbat sözcüğünden gelir. İngilizcede Şubat ayı "February" biçimindedir. Latince februum arındırma demektir. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya fevral demektedir. Ancak Kırgız Türkçesinde Birdin Ayı, Kazak Türkçesinde ise Akpan denmektedir.

    Mart (Latince, Yunanca) - Türkçesi: Yelin
    Latince Maritus veya Yunanca Martios sözcüklerinden gelir. Roma Savaş tanrısı Mars'ın adıdır. Roma takviminde yılın ilk ayıdır ve Mars'a adanmıştır. İngilizcede Mart ayı "March" biçimindedir. Latinceden gelmektedir. Bu aya Başkurt ve Tatar Türkçelerinde Üçüncü Ay, Kazak Türkçesinde ise Navrız (Nevruz: Farsça Nev+ruz) denmektedir. Yelin, bolca yel esen ay anlamında kullanılabilir.

    Nisan (Sümerce, Akadca, Süryanice) - Türkçesi: Kökek
    İlk kökeni Sümercedir. Taze ürün ve turfanda anlamına gelen ve oradan Akadcaya, Babil diline de geçen nisannu sözcüğünden gelir. Daha sonra Süryanice ve İbranice ve Arapçaya geçmiştir. Rumi takvimde kullanılırdı. İngilizcede Nisan ayı "April" biçimindedir. Latince Aprilis olan bu ay, açık anlamına gelen aperire kökünden gelmektedir. Sıcak günlerin açılışı anlamındadır. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya aprel demektedir. Ancak Kırgız Türkçesinde Çın Kuran, Kazak Türkçesinde ise Kökek denmektedir.

    Mayıs (Latince, Yunanca) - Türkçesi: Buğu
    Latince Maius ve Yunanca Maios, Tanrıça Maria'nın adıdır. Büyük Hanım demektir. Bu ay, ona adanmıştır. İngilizcede Mayıs ayı "May" biçimindedir. Latinceden gelmektedir. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya may demektedir. Ancak Kırgız Türkçesinde Buğu, Kazak Türkçesinde ise Mamır ve Uygur Türkçesinde de Beşinci Ay denmektedir.

    Haziran (Arapça, Süryanice) - Türkçesi: Kulca
    Rumi takvimde kullanılan bir ay adıdır. Arapöa ve Süryaniceye nereden geçtiği bilinmemektedir. Ancak Sümerce veya Akadca kökenli olması olasıdır. İngilizcede Haziran ayı "June" biçimindedir. Latincedeki "genç olanlar" anlamındaki iuniores sözcüğünden türeyen, Roma tanrısı Jüpiter'in eşi olan tanrıça Juno'dan gelmektedir. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya iyun demektedir. Ancak Kazak Türkçesinde bu aya Kulca, Uygur Türkçesinde de Altıncı Ay denmektedir.

    Temmuz (Sümerce, Arapça, İbranice, Süryaniceye) - Türkçesi: Teke
    Sümercede Dummuz biçimindedir. Bir tanrı adıdır. Aynı zamanda domuz demektir. İlk 12 hayvanlı Türk takviminde bulunan domuzun Sümerlilerce kutsallaştırılması olasıdır. Rumi takvimde kullanılmıştır. Diğer dillere Sümerceden geçmiştir. İngilizcede Haziran ayı "July" biçimindedir. Romalı Julius Caesar'ın adı doğduğu aya verilmiştir. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya iyül demektedir. Ancak Kırgız Türkçesinde Teke, Uygur Türkçesinde ise Yedinci Ay denmektedir.

    Ağustos (Latince) - Türkçesi: Tamız
    Roma İmparatoru Octavianus'un lakabı olan Augustus'un adından gelmektedir. Augere arttırmak, büyütmek, yüceltmek demektir. Otorite sözcüğü de Octavianus'un adından gelmektedir. İngilizcede Ağustos ayı "August" biçimindedir. Latinceden gelmektedir. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya avgust demektedir. Ancak Kazak Türkçesinde Tamız, Kırgız Türkçesinde Baş Ona, Uygur Türkçesinde ise Sekizinci Ay denmektedir.

    Eylül (Arapça, Süryanice, Akadca) - Türkçesi: Kırküyek
    Akadcadaki bağbozumu ve hasat anlamına gelen elulu sözcüğünden, Arapçadaki aylul haline dönüşmüştür. Rumi takvimde ve İbrani takviminde kullanılır. İngilizcede Eylül ayı "September" biçimindedir. Latincede septem yedi, septimus ise yedinci demektir. Roma takvimi Mart ayından başladığı için Eylül yedinci aydır. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya sentabır veya sentyabr demektedir. Ancak Kazak Türkçesinde Kırküyek, Kırgız Türkçesinde Ayak Ona, Uygur Türkçesinde ise Dokuzuncu Ay denmektedir.

    Ekim (Türkçe)
    Toprağı ekmekten gelir. 1945'te Birinci Teşrin ayına bu ad verilmiştir. İngilizcede Ekim ayı "October" biçimindedir. Latincede octo sekiz demektir. Roma takvimi Mart ayından başladığı için Ekim sekizinci aydır.

    Kasım (Arapça) - Türkçesi: Karaşa
    Arapçada kâsim bölen demektir. İngilizcede Kasım ayı "November" biçimindedir. Latincede novem dokuz demektir. Roma takvimi Mart ayından başladığı için Kasım dokuzuncu aydır. Batı dillerinin etkisi ile diğer Türk topluluklarının çoğu, bu aya noyabr demektedir. Ancak Kazak Türkçesinde Karaşa, Kırgız Türkçesinde Cetinin Ayı, Uygur Türkçesinde ise Onbirinci Ay denmektedir.

    Aralık (Türkçe)
    İki zaman dilimi arası demektir. İki yılın arasındaki ay anlamındadır. 1945'te Birinci Kânun ayına bu ad verilmiştir. İngilizcede Aralık ayı "December" biçimindedir. Latincede decem on demektir. Roma takvimi Mart ayından başladığı için Aralık onuncu aydır.

    DÖNEM (MEVSİM) ADLARI

    Mevsim sözcüğü Arapçadır ve mawsim biçiminden gelir. Anlamı, "belli bir iş için ayrılmış ya da belli bir özelliği olan zaman dilimi, dönem" biçimindedir. Bunun yerine Türkçede kısaca DÖNEM denmelidir. Türkçede dönem adlarının çoğu Türkçe kökenlidir. Ancak eskiden Yaz yerine Yay, Bugün Bahar dediğimiz döneme ise Yaz denirdi. Diğer Türk toplumlarının çoğunda bu şekildedir. Dönem adlarını inceleyelim:

    Kış (Türkçe)
    Türkçedir. Kısma ve kapanma anlamına gelir.

    İlkbahar/Bahar (Türkçe+Farsça, Farsça) - Türkçesi: İlkyaz
    Bahar Farsçadır. Eski Türkçede bahar anlamına gelen yaz sözcüğü bugün başka bir dönem için kullanıldığından İLKYAZ kullanılabilir.

    Yaz (Türkçe)
    Eski hali Yay biçimindedir. Yayma ve açma anlamındadır. Daha sonra yaz biçimini almıştır. Bu tür doğal dönüşümler geri döndürülemez.

    Sonbahar (Türkçe+Farsça) - Türkçesi: Güz
    Farsça bahar sözcüğünden gelir. Eski Türkçede küz sözcüğü kullanılırdı. Kuz sözcüğü, soğuk, gölge ve serinlik bildirir. Kuzey sözcüğü de bundan türemiştir.

    DİĞER ADLAR

    Sene (Arapça) - Türkçesi: Yıl
    Arapça sana sözcüğünden gelir. Anlamı, tekrarlama, dönme, geri gelme demektir. Türkçesi YIL şeklindedir.

    Asır (arapça) - Türkçesi: Yüzyıl
    Arapça aşr sözcüğünden gelir. Anlamı, çağ, zaman ve devir biçimindedir. Türkçesi YÜZYIL şeklindedir.





    Diğer Yazılar

  •  
    Özlü Söz:
    Hepimizde başkalarına katlanacak güç vardır. - (La Rochefoucauld)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Ordularımızınkazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zeminhazırladı... Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam ettireceksiniz vemutlaka başarılı olacaksınız. Ben ve sarsılmaz imanla bütünarkadaşlarım, sizi takip edeceğiz ve sizin karşılaşacağınız engellerikıracağız. (1922)


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü