Nobel Fizik Ödülleri

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Nobel Fizik Ödülleri

[ 1901-1910 | 1911-1920 | 1921-1930 | 1931-1940 | 1941-1950 ]
[ 1951-1960 | 1961-1970 | 1971-1980 | 1981-1990 | 1991-2000 ]
[ 2001-2010 | 2011-2020 ]


obel ödülleri İsveçli Kimyacı Alfred Nobel’in (1833-1896) öldüğü yıl açıklanan vasiyetnamesiyle kurulmuştu. Bir patlayıcı madde imalatçısının oğlu olan Alfred Nobel, sıvı nitrogliserin üzerine araştırmalar yaparken 1864’te bir patlama sonucunda kardeşi öldü. 1867’de dinamit bautunu keşfetti. Nobel, öldüğünde büyük bir varlığa sahipti. Nobel, bulduğu maddelerin askeri amaçlar için değil, barışçıl amaçlar için kullanılmasını istiyordu. 1896’da vasiyetnamesinde, servetinin getireceği yıllık gelirle kendi adını taşıyacak bir vakıf kurulmasını istemişti. Nobel ödüllerinin genel ilkeleri Alfred Nobel’in vasiyetinde belirlenmiştir. Nobel Vakfı, beş dalda “insanlığa hizmet edenleri” ödüllendirecekti. Barış ödülü; Norveç Parlamentosu tarafından seçilen beş kişilik bir komite tarafından veriliyor, diğer ödüller ise İsveç’teki çeşitli bilim ve sanat akademileri tarafından dağıtılıyordu. 1969 yılında Ekonomi dalında ödül verilmeğe başlandı.





 
Özlü Söz:
Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur. - (Cenap Şehabeddin)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçizvücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olanprensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir. (1926)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü