Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

ATATÜRK DİL DEVRİMİNDEN CAYDI MI? - 24.10.2013
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Türkçeleştirme karşıtlarının sıklıkla başvurduğu "Atatürk dil devriminden caymıştır. Dili çıkmaza soktuğunu anlayıp vazgeçmiştir" savı karşımıza çıkmaktadır. Yanıtlayalım...

Bu tarihi işine geldiği gibi çarpıtan kişiler, Atatürk ile ilgili bilgileri ikinci veya üçüncü kişilerden çarpıtılmış olarak edinmektedirler. Oysa Atatürk'ün el yazmaları, sözcük sözcük yazıya geçirilmiş kurultay (meclis) konuşmaları, halka açık yaptığı konuşmalar, kendi sesinden alınan ses kayıtları ve yaptıkları ortada iken; yalnızca tek kişinin "Atatürk bana böyle söyledi" diye ileri sürdüğü, tanığın veya kaydının olmadığı sözler uydurup, Atatürk'ü kendilerine tanık göstermeye çalışmaktadırlar. Oysa Atatürk’ün ölüm döşeğindeyken bile dil devrimine devam ettiği, bu yöndeki çalışmaları, el yazmaları ve halka açık sözleri ile ortadadır. Tarihi bir dayanağı olmayan bu sav kolaylıkla çürütülebilir.

Bu konuda görevlendirdiği bilim adamlarının yanı sıra kendisi de çalışmalara katılmış, 1937 yılında, sağlığının en bozuk olduğu dönemlerde, yalnızca geometri terimlerini Türkçeleştirmek için ve Türkçenin bir bilim dili olduğunu kanıtlamak için bir geometri betiği yazmıştır. Betik, 1937 yılında 44 sayfadan oluşmuş olarak basılmış ve okullarda okutulmuştur. Betikte, o dönemde müselles (üçgen), zaviye (açı) gibi yerleşmiş sayılan birçok sözün Türkçesini kendisi türetmiştir. Betik, okullarda 1937-1938 eğitim öğretim yılında okutulmaya başlanmıştır. Atatürk’ün 1938 yılında söylediği "Türlü bilimlere ait Türkçe terimler tespit edilmiş, bu suretle dilimiz yabancı dillerin tesirinden kurtulma yolunda esaslı adımını atmıştır. Bu yıl okullarımızda tedrisatın Türkçe terimlerle yazılmış kitaplarla başlamış olmasını kültür hayatımız için mühim bir hadise olarak kaydetmek isterim." sözü önemlidir. Çünkü Atatürk, ölümünün gerçekleştiği 1938 yılında ve sağlığının kötülediği 1937 yılında bile Türkçeleştirmeyi savunurken, dil devriminden ne ara dönmüştür? Ölüm döşeğinde, dil çalışmalarının sürdürülmesini isteyen Atatürk değil midir? Bu savlar dayanaksız ve gerçekdışıdır.

Atatürk'ün Türkçeleşme ile ilgili 1924 yılından 1938 yılına kadar onu aşkın halka açık sözü vardır. Ek olarak bu konuda yaptığı ve yaptırdığı çalışmalar, Güneş Dil Kuramı üzerine çalışmaları, el yazıları ortadadır. Öldüğü gün bile Türkçeyi düşünen böyle büyük bir önderi, caymış gibi göstermek; onun çalışmalarını sürdürmeye çalışanları caydırmak için onu kullanmak alçaklıktır.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Düşmanlarınızı kötülemeyin, onlar sizin eserinizdir. - (William Hazlitt)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Bir Türk dünyaya bedeldir. (1925)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü