Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Toplantılar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

BİR GECEDE CAHİL Mİ KALDIK? - 28.10.2013
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Sıklıkla, yazı devriminden ötürü "Bir gece cahil kaldık" söylemi ile karşılaşıyoruz. Bu savı profesöründen sokaktaki adama kadar çoğu kişi yineliyor. Yanıtlayalım...

Bu ipe sapa gelmez savın gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Yazı devriminden önce kullanılan abece, Arap Abecesi tabanlı bir abecedir. Damgalar; başta, ortada ve sonra başka yazılırdı. Ünlüler yazılmadığı için örneğin "Muhammed" ve "Mehmet" sözcükleri aynı yazılırdı. Mehmet adının ortaya çıkış nedeni bile bu okuma yanlışıdır. Oysa Türkçe ünlüler üzerine, ünlü uyumlarına dayalı bir dildir. Böylesi Türkçeye uyumsuz bir abecenin öğrenilmesi de bir o kadar güç idi. Okumuş yazmış, devletin üst düzeylerine kadar yükselmiş, eğitimli kişiler bile, çoğu zaman bir sözcüğün nasıl okunacağı konusunda veya nasıl yazılması gerektiği konusunda anlaşmazlığa düşerdi.

Sizden bir bet (sayfa) yazı yazmanızı isteyeceğim. Ancak bunu yaparken, bazı kurallara uymanızı da isteyeceğim...

  • Sözcüklerin ilk sesi e değilse, aradaki sesler e ise bunları yazmayın. Örneğin, "bekler" yazarken "e"leri yazmayın ve "bklr" yazın. Ancak "ekim" yazarken "e"yi yazın.
  • Sözcükleri yazarken "ı" ve "i" gördüğünüz yerde "y" yazın. Örneğin, "kırmızı" yerine "kyrmyzy" veya "bilirim" yerine "bylyrym" yazın.
  • Sözcüklerde "o, ö, u, ü" ünlülerinden herhangi birini gördüğünüzde "v" yazın. Örneğin, "boyun" yerine "bvyvn" veya "bölüm" yerine "bvlvm" yazın.

    Sonra bu yazdıklarınızı, ne yazdığınızı bilmeyen bir başkasına verin ve okumasını isteyin. Sizce okuyabilir ve anlayabilir mi? İşte Osmanlı yazısı böyle yazılır... Elif dışında ünlüsü yoktur. Aralardaki e sesleri yazılmaz. Sözcüklerdeki ı ve i yerine "ye", "o, ö, u, ü" sesleri yerine de "vav" kullanılır. Ayrıca y yazarken yine "ye" harfini, v yazarken ise "vav" harfini kullanırsınız. Demeli, "ye" hem i, hem ı, hem de y yerine geçer. "Vav" ise; hem v, hem, o, hem ö, hem u, hem de ü yerine geçer. Bu yüzden okunması, anlaşılması çok güçtür. Ayrıca sizin yazdığınız yazının büyük oranda Türkçe sözcük içerdiğini varsayıyorum. Osmanlıcada Türkçe sözcük kullanım oranının %30'un altında olduğunu düşünürsek, Osmanlıcanın yazdığınızdan daha da zor okunup anlaşıldığını görebilirsiniz sanırım... Osmanlıcaya ilişkin hiçbir şey bilmeyenler, atıp tutuyor bol bol. Biraz bilseler nasıl bir şey olduğunu, arkalarına bakmadan kaçarlar... Burada yalnızca ünlü yazımları ile ilgili kurallara göre yazdırdık. Bir de ünsüz yazımında ayrılıklar var. Örneğin birden çok s, h, t ve k harfleri var. Hangisinin nerede yazılacağı da ayrı bir sorundur. Daha onları da eklersek, Osmanlı abecesiyle yazmanın ne denli güç olduğunu, varın siz düşünün...

    Eğitimin yeterince yaygın olmaması, abecenin dile uygun olmayışı gibi nedenlerle halk arasında okuma yazma pek yaygın değildi. Yazı devriminden önce, halkın okuma yazma oranı zaten çok düşüktü. Bu oran, erkeklerde %7, kadınlarda ise %0,4 idi. Kadın sayısı savaşlar nedeniyle erkek sayısından çoktu. Toplamda %3'ün altında okuma yazma oranı olduğu bilinmektedir. Bu yüzden halkın cahil kaldığını ileri sürenlerin bilerek veya bilmeyerek atladığı bir gerçek şu idi: Halk zaten "cahil"di...

    Yazı Devrimi'nden 10 yıl sonra okuma yazma oranı %20'nin üstüne çıkmıştır. Önceleri çok uzun süre alan okuma yazma öğrenme, dilimize çok daha uygun olan yeni yazı ile çok daha kısa sürede öğrenilir olmuştur. Ayrıca yazı devriminden önce çok küçük eğitimli bir topluluğun bildiği okuma-yazma ile tekelini yitirenler olmuştur. Oysa bu eğitimli kişilerin yeni yazı ile okuma-yazma öğrenmeleri hiç de zor değildi. Halk, bir gecede cahil bırakılmamış, tersine cahillikten yazı devrimi ile kurtulmuştur.





    Diğer Yazılar

  •  
    Özlü Söz:
    Tefekkür ibadetin yarısı, az yemek ise ibadetin ta kendisidir. - (Hz. Muhammed (sav))
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Medeniyetin coşkun seli karşısında direnmek boşunadırve o, gafil itaatsizlere karşı çok amansızdır. Dağları delen, göklereuçan, göze görünmeyen zerrelerden yıldızlara kadar herşeyi gören,aydınlatan, inceleyen medeniyetin kudret ve yüceliği karşısında çağdışı kalmış zihniyetlerle, ilkel, boş inançlarla yürümeye çalışan milletler yok olmaya veya hiç olmazsa esir olmaya ve aşağılanmaya mahkumdurlar. (1925)


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü