Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

YAZI DEVRİMİ İLE HALK İSLAM'DAN MI UZAKLAŞTIRILDI? - 28.10.2013
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Sıkça karşımıza getirilen ve içinde Atatürk düşmanlığı barındıran "Yazı devrimi ile halk İslam'dan uzaklaştırıldı, Kuran'ı okuyamaz hale getirildi" savı yanıtlayalım...

Öncelikle, değiştirilen abece, gösterilmek istendiği gibi Arap Abecesi değil, Arap Abecesi'ni taban alarak oluşturulmuş Osmanlı Abecesidir. İkisi çok farklıdır. Osmanlı Abecesi, Arap Abecesinde değişiklikler ve eklemeler yapılarak oluşturulmuştur. Osmanlı Abecesi ile Kuran yazılmaz. Araplar ve Farslar Osmanlı Abecesini doğru okuyamazlar. Osmanlı Abecesi'ni bilen biri de Arapça veya Farsça bir yazıyı doğru okuyamaz. Dolayısıyla abece değişikliği, "Kuran okunmasın diye" yapılmış bir iş olamaz.

Kuran'ın ilk olarak Arap Abecesi'nde yazılmış olması bu abeceyi kutsallaştırmaz ve bir dinin abecesi yapmaz. Dolayısıyla Arap Abecesi kullanmayan toplumlar Müslümanlıktan uzaklaşmış olmaz. Araplar İslam'dan önce de bu abeceyi kullanmaktaydı. Müslüman olmayan Araplar da bu abeceyi kullanmayı sürdürmektedir. Bir abeceyi bir dine yapıştırmak dini dil sömürüsü için alet etmektir. Ayrıca Peygamberimiz zamanındaki Arap Abecesi ile bugünkü arasında farklar vardır. Öyle ki, okuma yazma bilen Arap bir "sahabe", bugün yeniden yaşama dönseydi, bugünkü Kuran'ı açıp okuyamazdı. Çünkü geçen 1400 yıl içinde Arap Abecesi değişim geçirmiştir. Bu da doğaldır. Kuran'ın ilk kopyalarını bugün Araplar bile okuyamamaktadır. Yalnızca o dönemin yazısını bilen uzmanlar okuyabilmektedir.

Arap Abecesi'ni temel alan Osmanlı Abecesi'nin Latin Abecesi ile değiştirilmesi düşüncesini ilk ortaya atan Atatürk değildi. Bu Tanzimat Dönemi'nden beri Osmanlı'da da tartışılmakta idi. Prof. Dr. İlber Ortaylı ve daha birçok tarihçi bu gerçeği dile getirmiş ve Osmanlı'nın bu devrimi, yazıdaki karışıklıklar ve abecenin dile uygun olmamasından ötürü düşündüğünü belirtmişlerdir. Osmanlı, uzun zaman önce Arap Abecesi Türkçeye uymadığı için eklemeler ve değişiklikler yapmış, ancak bunun da yeterli olmadığını görüp, Latin Abecesini tartışmaya başlamıştı.

O günlerde, demeli yazı devriminin yapıldığı günlerde, Arapçanın ve Arap Abecesi'nin yasaklandığı ileri sürülmektedir. Bu gerçekdışı bir savdır. Kaldı ki, Kuran öğretilen İmam Hatip Okulları, 1924 yılında Atatürk tarafından açılmıştır. Aynı zamanda İlahiyat Fakültelerinin ilk biçimi 1933 yılında açılmıştır. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi başta olmak üzere Arap Dili ve Edebiyatı bölümleri, yine Atatürk zamanında ve sonrasında açılmıştır. Dolayısıyla cumhuriyet ile birlikte; Kuran okumak, öğrenmek, Arapça ve Arap Abecesi yasaklanmamış, tersine eğitimi verilmiştir. Yasak olan Arap Abecesi değildi. Yasak olan Osmanlı Abecesi, yani Arap Abecesi tabanlı bir abece ile Türkçe yazmak idi. Bu da yazı devriminin yerleşmesi için yapılmış bir uygulama idi. Eğer basında ve yazışmalarda Osmanlı Abecesi sürdürülse idi, yazı devrimi gerçekleşemezdi. Dolayısıyla sanki Arap Abecesi ile yazılmış Kuran da yasaklanmış gibi bir düşünce oluşturulmak istenmiştir birilerince. Bu Atatürk düşmanlığının bir sonucu, tarih çarpıtmasından başka bir nen değildir.

Yeryüzünde yaklaşık olarak 1,6 milyar Müslüman olduğu bilinmekte. Bunların yalnızca %20'si Arap'tır. Geri kalan %80'i ise diğer uluslardandır. Arap olmayan Müslüman ulusların içinde çok azı Arap abecesini bilir ve kullanır. Çoğu başka abeceler kullanmaktadır. Örneğin en çok Müslüman'ın yaşadığı ülke olan Endonezya'nın (2011 yılındaki nüfusu 237,5 milyon) resmi abecesi Latin Abecesi'dir. Müslümanların bölgelere göre dağılımı ve kullandıkları abeceler ise şöyle:

  • %13 Endonezya (Latin Abecesi kullanıyor)
  • %25 Güney Asya (Hint kökenli kendi abecelerini, çok azı Arap abecesini kullanıyor)
  • %20 Ortadoğu ve Kuzey Afrika (Türkiye dışında Arap Abecesi kullanıyorlar)
  • %2 Orta Asya (Çoğunlukla Latin veya Kiril Abecelerini, çok azı Arap abecesini kullanıyor)
  • %4 Güneydoğu Asya (Hint kökenli kendi abecelerini veya Latin abecesini kullanıyorlar)
  • %15 Orta ve Güney Afrika (Latin Abecesini kullanıyorlar)
  • %21 Çin (%1), Rusya (%1), Karayipler, Amerika, Avustralya, Avrupa gibi bölgelerde dağınık olarak. (Çin, Kiril veya Latin Abecelerini kullanıyorlar)

    Buna göre; Arap Abecesi, Müslümanların yalnızca yaklaşık 1/4'ü tarafından kullanılmaktadır. 3/4'lük çoğunluk ise dillerine en uygun abeceyi seçmiştir. Ülkemizde Arapçayı ve Arap Abecesini kullanmayı İslam'ın gereği gibi göstermeye çalışmak anlamsızdır. Yeryüzünün her yerinde Müslümanlar Arap abecesi dışındaki abeceleri kullanmaktadır. Abece ile inancın hiçbir ilgisi yoktur.





    Diğer Yazılar

  •  
    Özlü Söz:
    Fısıldanan sözler, çok kere yüksek sesle söylenenden daha uzağa giderler. - (Çin Atasözü)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Hasattan sonra ele geçecek ürünköylünün parası demektir...Para değerinin düşmesine karşı tedbiralındığı gibi; memleketimizindurumuna göre tahıl değeri üzerinde dedaima hassasiyetle tekliflerhazırlayacak bir büronun hizmeti yararlıolur. (1931)


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü