Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

MİLLET-HALK, ULUS-BODUN İKİLEMLERİ - 14.08.2014
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Toplumbilimde ve yönetkebilimde (siyasetbilimde) bolca kullanılan kimi terimler günlük kullanımda birbirine çok karıltırılıyor. Bunlara bir açıklık getirmekte yarar var. Çünkü bu kavramları özümseyememiş kişiler bu sözcükleri ve anlamlarını birbirine karıştırıyor ve yanlış çıkarımlarda bulunuyor. Bu da önemli sorunlara yol açıyor. Bunların başında; halk, millet, ulus, kamu, ırk, soy gibi kavramlar gelmekte. Bunlar en başta toplumbilimsel kavramlardır. Sırayla bakalım...

Halk, Arapça kökenli bir sözcüktür ve toplumbilimde en kısa tanımla "bir ülkenin yurttaşlarını tümü" diye tanımlanır. Almancadaki "volk" veya diğer batı dillerine geçmiş biçimiyle "folk" (ve türevleri) sözünün karşılığıdır. Türkçe karşılığı "kamu" veya "bodun" sözcükleridir. Kamu sözcüğü "ka-" (toplanmak) kökünden gelir ve "topluluk" anlamına gelir. Bodun sözcüğü ise, boy sözünün Göktürkçedeki çoğul eki olan "-Un" eki almış biçimidir. Boylar demektir. O ülkedeki tüm boyları anlatır. Yanlış olarak, bir dönem, millet sözünün karşılığı diye budun sözü verilmiştir. Budun diye bir söz yoktur, o okuma yanlışıdır. Doğrusu bodun biçimindedir. Bodun sözcüğü ise "boylar" demektir. Göktürkçede çokluk anlamı veren +un ekinin, boy sözcüğünün eski biçimi olan bod köküne gelmesiyle oluşmuştur. Orada millet değil, "halk" anlamına gelir. Yazıtlarda geçen "Türük Bodun", "Türk boyları" yani "Türk halkı" anlamına gelir, "Türk milleti/ulusu" değil...

Bu deyim genel anlamda bir ülkenin tüm nüfusunu dile getirir. Dilleri, dinleri, kültürleri ayrı ve çeşitli uluslardan olan azınlıkları da kapsar. Eski Roma'da senato üyeleri dışındaki yurttaşlara populus (halk) denirdi. Belli bir anlamda ulus sözcüğüyle anlamdaştır. Aydın ve memur topluluğu dışında kalmış, yönetime karışmayan ya da karıştırılmayan toplum üyelerine halk denmiştir. Halkçılık akımları bu anlamın tepkisidir. Bu anlam, bilgisizliği de içerir, "belli bir dönemde belli bir ülkenin gelişmesine katılan çeşitli sınıfları kapsayan insan topluluğu" olarak tanımlanır. Tarihsel süreçte dönüşüme katılan bu sınıf ve tabakaların tümüne halk kitlesi denir.

Kısacası halk sözcüğü (Türkçesi ile kamu veya bodun), yöneticiler dışında kalan yurttaşlara verilen genel bir addır. Dolayısıyla, Türkiye'de "Türk halkı" demek, Türkiye Cumhuriyeti'ne yurttaşlık bağı ile bağlı olan ancak yönetici olmayan herkese verilen bir addır. Coğrafi bir ortaklığı anlatır.

Millet sözcüğü Arapça kökenlidir ve Prof. Dr. Gülensoy'a göre eski Türkçedeki "ul" (zemin, toprak) kökünden gelen zamanla anlam değişimine uğrayarak günümüze kadar gelmiş olan ulus sözcüğü ile karşılanır. Fransızcadaki "nasyon" sözünün karşılığıdır. En kısa tanımıyla "aynı dili konuşan kişiler topluluğu" denebilir. Ulus veya millet kavramları ülke sınırları ile ölçülmez. Ancak o ülkede herkes aynı dili konuşuyorsa, o ülkedeki topluluğa da bu ad verilebilir. Ekinsel (kültürel) bir ortaklığı anlatır. "Türk milleti" veya "Türk ulusu" dendiğinde, Türkçe konuşan, Türk ekinine bağlı kişilerin tümünden söz edilmiş olur. Millet sözcüğünün Arapçadaki anlamı ile Türkçedeki anlamı aynı değildir. Türkçede belirttiğimiz anlamda kullanılır ve tüm dünyada olduğu gibi "dil ortaklığı" temel alınır. Ancak Arapçada "din birliği" temel alınır.

Irk, yine Arapça kökenli bir sözcüktür ve İngilizcedeki "race" sözünün karşılığıdır. Türkçesi "soy" sözcüğüdür. Aynı kalıtsal kökten gelen kişilere verilen addır. Dolayısıyla tümüyle dirimbilimsel bir birliği, ortaklığı anlatır. Aynı soydan gelen bu kişilerin, konuştukları dilin veya ekinlerinin ne olduğu veya hangi ülkenin uyruğunda oldukları önemsizdir. "Türk ırkı" veya "Türk soyu" dendiğinde, kalıtsal olarak kökeni Türklüğe dayanan kişilerden söz edilmiş demektir. Doğal olarak da ırkçılık sözü, soyculuk sözü ile karşılanır. Kalıtsal bağı temel alır.

Gelelim; milliyetçilik, milli, millicilik kavramlarına... Bu sözcüklerin kökü Arapçadır. Bu nedenle Türkçesinin iyi belilenmesi gerekir. Doğru çevirileri şöyledir:

Arapçada -iyet eki, bizdeki -lık ekine karşılık gelir. Milliyet sözcüğü bire bir çeviride Türkçe "ulusluk" demektir. Milliyetçi ise "uluslukçu" olur. Milliyetçilik sözcüğü de dolayısıyla "uluslukçuluk" olmalıdır. Ancak burada bir ilginçlik vardır. O da -lık ekinin iki kez kullanılmasıdır. Bu yüzden ilki atılmalıdır. Çünkü anlamı bozmaktadır. Bu bozukluk, Arapça bir sözcük olan "milliyet" sözcüğüne Türkçe eklerin yanlış getirilmesidir. Bu durumda, "milliyetçilik" sözcüğünün karşılığı "Ulusçuluk" olur. "Milliyetçi" yerine "ulusçu" denmelidir.

Ulus sözcüğünün Arapça karşılığı millet idi. Türkçedeki +al eki Arapçadaki +i nispet ekine karşılık gelir. Dolayısıyla, ulusal sözcüğü "milli" sözcüğünün karşılığıdır. Buradan da "ulusalcılık", anlam olarak, Arapça köklü "millicilik" demek oluyor. Ulusalcı dendiğinde, bunun anlamı, millicidir.

Ulusçuluk, çok eskiden beri var olan bir akımdır. Ulusalcılık ise ülkemizde Attila İlhan'ın başlattığı ve varlığını sürdüren bir akımdır. Ulusçuluk (milliyetçilik) ve ulusalcılık (millicilik) sözcük anlamı olarak aynı değildir.

Dipçe: Söz konusu siyasal akımların içeriği siyasal bir tartışma konusudur. Bu yazının amacı bunu tartışmak değildir. Konuyu dilsel açıdan ele almaktır.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Biz dünyaya anlaşılmak için değil anlamak için geldik. Anlaşılamamanın üzüntüsünü duyacağımız yerde bütün ruhumuzla başkalarını anlamaya çalışsaydık hayat ne kadar güzel olurdu. - (Renan)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Yurtta sulh, cihanda sulh.


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü