Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

ÖZLEŞME KİMİN İŞİ? - 06.11.2014
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Özleşme ile uğraşanlara sıklıkla saldırı açısı olarak seçilen iki konuyu inceleyelim...

İlk olarak özleşmenin uzman işi olduğu görüşü vardır. Belirli ölçülerde doğrudur. Özleşme karşıtı olan Prof. Dr. Faruk Timurtaş bile 23 Mayıs 1962 tarihinde Son Havadis'te çıkan "Dilin sadeleşmesinin kendi kanunları çerçevesinde ve tabii bir gelişme yoluyla olması gerektiğini ileri sürenler bulunduğu gibi, sadeleşmeyi bilgili 'müdahale'lerle çabuklaştırmak isteyenler de vardır. Her iki düşünce de doğrudur ve ikincisinin üstünlüğü açıktır." sözleri bu gerçeği onaylar.

Özleşmeyi uzman ellere bırakmak iyidir. Ancak her Türkçe konuşucusunun da dilinden sorumlu olduğu bir gerçektir. Dilimizin yapısı gereği, içgüdüsel olarak uyduğumuz kurallar, çocuklarımızı bile bir dilbilimci gibi türetim yapmaya itmektedir. Örneğin, ciklet yerine "çiğnek" diyen bir çocuğa denk gelmeniz olasıdır. Nitekim ben denk geldim. Öyleyse özleşmeyi yalnızca uzmanalar değil, halkın her kesimi bildiği ölçüde gerçekleştirebilir. Ancak en iyisi, uzmanlara da danışmak olmalıdır.

İkinci açı ise daha ilginçtir... En çok karşılaşılan suçlama, özleşme yanlısı olanların belirli bir odak topluluğunun bireyi olduğu düşüncesidir. Bu yakıştırma da özellikle sevilmeyen bir odağa yapılır. Nasıl mı?

Sevmediğiniz bir şeyi düşünün... Karşı olduğunuz bir şeyi... Çünkü herkesin sevmediği, kin güttüğü veya karşı olduğu bir şey vardır. Kimi kez bunun adı sömürücülüktür (emperyalizmdir), kimi kez ortaklaşacılık (komünizm), kimi kez akçacılık (kapitalizm), kimi kez inanç, kimi kez inançsızlık, kimi kez yıldırı (terör), kimi kez soyculuk (ırkçılık), kimi kez solculuk, kimi kez sağcılık... vb. Her neyse... Kesinlikle birinin bunlardan birine veya bunların dışında bir düşünceye kuşkusu, kini veya korkusu vardır. İşte bunu bulurlar ve size karşı kullanırlar. Kendi karşı oldukları şeyi işte o yönünüze yamarlar. Örneğin; "Özleştirme emperyalist işi" derler. "Özleştirme komünist işi" derler. "Özleştirme ırkçı/faşist işi" derler. "Özleştirme dinsizlerin işi" derler. "Özleştirme tutucuların işi" derler. Derler de derler... Sizin neye karşı olduğunuzu bilirlerse, kendi karşı oldukları ile sizin karşı olduğunuzu yan yana koyar, sizi de yanlarına çekmeye çalışırlar. Uyanık olup bu tuzaklara düşmemek gerek. Bu yalanları silip atmak gerek. Sizin sevmediklerinizi kullanan sizin düşmanınızdır. Çünkü gerçekte "Türkçeleştirme onur işidir, sevgi işidir, biz olma çabasıdır..."

Kısacası, eğer Atatürkçüysen, Atatürk'ün başlattığı dilde özleşmeyi kaldığı yerden sürdürmelisin. Eğer milliyetçiysen; Türk ulusunun öz kültüründen doğan, Orta Asya'dan gelen Türkçe birikimine ve özüne sahip çıkmalısın. Eğer devrimciysen; "Tam bağımsız Türkiye" gibi, "Tam bağımsız Türkçe"yi de savunmalısın. Eğer Müslümansan, İslam'ın özünü kendi dilimizle anlamayı önemli görmelisin. Eğer kişilikliysen, özenti ve bozuk bir dil konuşmayı kendine yakıştırmamalısın... Hangi siyasal düşünceyi savunursan savun, hangi dünya görüşünü benimsersen benimse; diline, "Türkçe"ne sahip çık. Türkçe kirlendikçe toplum da kirlenecek. Türkçe arındıkça toplum da arınacak.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Kader size bir limon verdiyse, ondan limonata yapacaksınız! - (Sami Zan)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Vatandaşlarım! Türk vatanının gelişmesi, bütünlüğü ve her tehlikeden korunması birseferberlik çağrısına derhal uymaktır. Bu prensibi yetişkinlermizin veyetişecek evlatlarımızın daima hatırında bulundurmalıyız. Türk vatanseverliğinin birinci özelliği vatan savunması çağrısı karşısındaher işi bırakarak silah altına koşmaktır. (1925)


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü