Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

SEN/BEN ve SANA/BANA - 06.02.2015
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

"Sen" ve "ben" (eski biçimi "men" Türkçede çift dudak ünsüzü olan m ve b seslerinin birbirine dönüşmesinden dolayı men sözcüğü ben olmuştur) sözcükleri, yönelme durumunda neden "sene" ve "bene" değil de "sana" ve "bana" olmuştur hiç düşündünüz mü? Yanıtı oldukça ilginç...

Eski Türkçede, yönelme eki bugünkü gibi -e değil, -ge eki idi. Daha sonra bu ekteki g sesi düşmüş ve ek, -e olmuştur. Dolayısıyla, eskiden "senge" ve "menge" biçiminde söylenirdi. Türkçede n ve g sesleri bir araya geldiğinde genizcil bir etki yaparak genzicil n sesine dönüşür. Genizcil n sesi, Göktürk Abecesinde ayrı bir damgası olan bir sesimizdir ve günümüz abecesinde "ñ" simgesi ile gösterilir. Dolayısıyla bu sözcükler, "señe" ve "meñe" olur. Ancak genizcil n sesinin kalınlaştırıcı bir etkisi vardır. Bu etkiyi Teñri (Tengri diye bilinir ancak gerçekte bu "ng" sesi değil, ñ sesidir) sözcüğünün Tañrı biçimine dönüşmesinde görürüz. Benzer biçimde señe ve meñe sözcükleri de kalınlaşarak "saña" ve "baña" biçimine dönüşmüşlerdir.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Hiç kimse senin gözyaşlarını hak edemez, hak eden seni ağlatmaz. - (Gabriel Garcia Márquez)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Dünyada sevgisi benim için cömert olan tek şey, Mehmedin, Türk köylüsünün asaletinden gelen şeylerdir. Onun sevgisine inanmış ve kanmış olanlar insanların en mutlu olanlarıdır.


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü