Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

SÖZCÜK BİRLEŞTİRME - 25.03.2015
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Herhangi bir dilde iki veya daha çok sözcüğü bir araya getirerek bileşik sözcük yapılmış yabancı sözcükleri yadırgamıyoruz. Örneğin elektron sözcüğü (elek+tron) Yunanca "saman çeken" demektir. Farsçada kehribar (kehr-i bar) yine "saman çeken" demektir. İngilizcede laptop (lap+top) ise "diz üstü" demektir. Bunlar yabancı dillerde oluşturulmuş birleşik adlara birkaç örnek olabilir. Bunlardan yadırgadığımız yok. Yadırgamıyoruz, çünkü anlamıyoruz. Ancak aynı yöntemi Türkçe sözcük türetmek için kullandığımızda yadırgıyoruz. Çünkü anlıyoruz. "Böyle söz mü olur?" diyoruz.

Almanca sözcük birleştirerek birçok terim türetmiştir. Benzer biçimde Fransızca da birçok terimi sözcük birleştirerek türetmiştir. Bu Türkçe için de diğer tüm diller için de bilimsel bir yöntemdir. Başka dillerde doğal olan bu durum, bizim dilimiz için de doğal olmalıdır. Hiçbir Yunan, Alman, Fars, Arap veya Fransız bu durumu kendi dilleri için yadırgamaz. Ancak nedense bizde yadırganır ve alay edilir. Bu yöntemi kullanan dillerden biri olan Fransızca için dilimize de girmiş sözcüklerden birkaç örnek verelim:

  • şezlong < chaise-long: uzun sandalye
  • gardrop < guard-robe: elbise koruyucu
  • sütyen < sou(s)-tien: alttan tutan
  • hoparlör < haut-parleur: yüksek (sesle) konuşan
  • hot kutür < haute-couture: yüksek (kalitede) kesim
  • kalorifer < calorie-fer: kalori (enerji birimi) demir
  • portföy < port-feuille: kağıt taşıyıcı
  • robdöşambır < robe de chambre: oda giysisi
  • jandarma < gens d'armes: silahlı adamlar
  • milföy < mille feuille: bin yaprak
  • kürdan < cure dent: diş çöpü
  • banliyö < ban lieue: yasak bölge (yer)
  • supangle < soup anglais: İngiliz çorbası
  • pardesü < par dessus: üstlük
  • şamyel < chambre a aire: hava odası
  • külot < cul-otte: kıçlık
  • şimendifer < Chemin du fer: demiryolu
  • kaşkol < cache-col: saklama (cache) boyun (col) [collier (kolye):boyunluk]
  • bisküvi < biscuit: bis: çift cuit: pişmiş/kavrulmuş

    Bir örnek daha verelim... Bisiklet sözcüğü, dilimize Fransızcadan girmiştir. Fransızcadaki bicyclette sözcüğü bi+cyclette biçiminde bir birleşik sözcüktür. Buradaki "bi" Yunanca "çift" anlamına gelen sözcüktür. İkinci sözcük olan cyclette ise; teker, halka gibi anlamlara gelir. Kısacası, "çiftteker" demektir. TDK sözlüğünde de çiftteker olarak verilmiştir. Ancak nedense bunu Fransızca söyleyince pek bir havalı görünürken, bazıları Türkçe karşılığı olan çiftteker sözüne burun kıvırır, bu sözcükle dalga geçer. Neden? Çünkü anlamayınca güzel, anlayınca büyüsü bozuluyor. Anlamayalım da, ne dersek diyelim. Bunların derdi bu...





    Diğer Yazılar

  •  
    Özlü Söz:
    Ruhun güzelliği, bedenin güzelliği kadar kolaylıkla görülmez. - (Aristotales)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü