Dil Çalışmalarım

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Dil Yazılarım

TÜRKİYE TÜRKÇESİ, TÜRKÇENİN DİĞER LEHÇELERİNDEN DAHA MI KÖTÜ DURUMDA? - 09.06.2015
Dr. Hasan Şahin KIZILCIK

Bir kesim, Türkiye Türkçesini beğenmemekte ve diğer Türk lehçelerinin daha saf ve öz Türkçe olduğunu sanmakta. Bu tümüyle yanlış bir görüştür. Açıklayalım:

Türkiye Türkçesi, Atatürk döneminde başlayan ve 1980'e kadar süren bir özleşme süreci geçirmiştir. Bu süreçte eski Türkçe sözler diriltilmiş, diğer lehçelerden yararlanılmış ve kurallara uygun türetimler yapılmıştır. Bu durumda, Türkçe sözlükteki yabancı sözcük oranı %14 düzeyindedir. Ancak diğer Türk ülkelerinde benzer bir özleşme süreci yaşanmamış ve Rus ve İran baskısıyla dilleri çok bozulmuştur. Rusça, Farsça, Arapça ve diğer birçok dilden çok sayıda sözcük almışlardır. Tüm Türk lehçeleri arasında hemen hemen en az yabancı sözcük içeren lehçe, Türkiye Türkçesidir.

Tını bakımından Türkiye Türkçesi eski Türkçeye en çok benzeyen lehçelerden biridir. Ünlü uyumlarına uymayan durum çok azdır. Birkaç ek ve birkaç sözcük dışında, tümüyle ünlü uyumları uygulanır. Diğer birçok lehçede ünlü uyumlarına çok özen gösterilmez. Eklerin çoğu, ünlü uyumlarına göre dönüşüm göstermez. Örneğin; Türkiye Türkçesinde "O yazı yazar" deriz. Buradaki "yazar" sözü yerine Özbek Türkçesinde "yozadi", Uygur Türkçesinde "yazidu", Gagavuz Türkçesinde "yazêr" denir. "Yaz" eylemine gelen ekler ünlü uyumuna uymamıştır.

Eski Türkçede var olmayan "c, f, ğ, h, j, v" seslerinin çoğu Türkçenin çoğu lehçesinde vardır. Ancak j sesi Türkiye Türkçesinde yoktur. Yalnızca yabancı sözcüklerde bulunur. Türkçe sözcüklerde yoktur. Ancak diğer lehçelerin bir bölümünde j sesi de bulunur. Özellikle Kıpçak kolunda Rusça sesletimin etkisi belirgindir.

Yanlış anlaşılmasın... Diğer Türk lehçelerini küçümsüyor veya onları beğenmiyor değiliz. Tersine, onların değerli bir kaynak olduğunu düşünüyoruz. Ancak Türkiye Türkçesini yanlış bir yere oturtmayınız. Türkiye Türkçesi, Türk lehçeleri içinde yapısal gelişim süreci açısından en ileri, özleşmiş olma açısından da en duru olanlardan biridir. Bu bilimsel bir gerçektir. Bunda Türkiye Türkçesinin Atatürk ile başlayan bir süreçle bilimsel olarak geliştirilmeye çalışılması etkilidir. Tutsaklık içinde diğer lehçeler özlerini olabildiğince korumaya çalışmışlardır. Bu durumda olmaları, başarı sayılmalıdır.





Diğer Yazılar

 
Özlü Söz:
Dünya'da üç çeşit insan vardır: Değişime imkan yaratanlar, değişimi gerçekleştirenler, olanlara hayretle bakanlar. - (John M. Richardson Jr.)
Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
Tarih, milletlerin yükselme ve gerileme sebeplerini ararken birçok siyasi, askeri, toplumsal sebepler bulmakta ve saymaktadır. Şüphe yok, bütün bu sebepler, toplumsal olaylarda etkindirler. Fakat bir milletin doğrudan doğruya hayatıyla, yükselişiyle, gerilemesiyle ilgili ve bağlantılı olan, milletin ekonomisidir. Tarihin ve tecrübenin tespit ettiği bu gerçek, bizim milli hayatımızda ve milli tarihimizde de tamamen meydana çıkmıştır. Gerçekten Türk tarihi incelenirse bütün yükselme ve gerileme sebeplerinin bir ekonomi meselesinden başka bir şey olmadığı anlaşılır. Tarihimizi dolduran bunca başarılar, zaferler ve yahut mağlubiyetler, çöküşler ve felaketler, bunların hepsi; meydana geldikleri devirlerdeki ekonomik durumumuzla ilgili ve bağlantılıdır. Yeni Türkiyemizi layık olduğu seviyeye yükseltebilmek için, mutlaka ekonomimize birince derecede önem vermek mecburiyetindeyiz. Çünkü zamanımız tamamen ekonomi devresinden başka birşey değildir. (1923 )


© Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
Öneri: 1024x768 ve üstü