Kişi Adları ve Anlamları

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Kişi Adları ve Anlamları

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N
O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z
  • ABAD (E) : (farsça) Şen, bayındır; sonsuz gelecek zamanlar
  • ABADE (K) : (farsça) Şen, bayındır; sonsuz gelecek zamanlar
  • ABAKAHAN (E) : (türkçe) İlhanlı hükümdarı Hülagu'nün oğlu.
  • ABAY (E) : (türkçe) Beceri, sezgi, anlayış, dikkat
  • ABBAD (E) : (arapça) Allah'a itaat ve ibadet eden, kulluğunu hakkıyla yerine getiren, yasaklarından kaçınan
  • ABBAS (E) : (arapça) Sert, çatık kaşlı; aslan
  • ABDAR (K) : (farsça) Sulu, taze, parlak, sağlam vücutlu, nükteli, zarif, güzel, hoş, su veren hizmetçi
  • ABDİ (E) : (arapça) Kulluk ve itaat eden
  • ABDULLAH (E) : (arapça) Allah'ın kulu
  • ABDURRAHMAN (E) : (arapça) Rahman olan Allah'ın kulu
  • ABDURRAUF (E) : (arapça) Rauf olan Allah'ın kulu
  • ABDUSSABUR (E) : (arapça) Sonsuz sabır sahibi Allah'ın kulu
  • ABDÜDDAR (E) : (arapça) Zararlı şeyleri ve sebeblerini bir hikmete mebni olarak yaratan Allah'ın kulu.
  • ABDÜLAFUV (E) : (arapça) Geniş Avf ve mağfiret sahibi yüce Allah'ın kulu.
  • ABDÜLAZİZ (E) : (arapça) Büyük ve aziz olan Allah'ın kulu
  • ABDÜLBAKİ (E) : (arapça) Ebedi olan Allah'ın kulu
  • ABDÜLHALİK (E) : (arapça) Yoktan var eden Allah'ın kulu.
  • ABDÜLHAMİD (E) : (arapça) Övülmüş olan Allah'ın kulu
  • ABDÜLHAY (E) : (arapça) Daima diri ve ebedi olan Allah'ın kulu
  • ABDÜLKADİR (E) : H(arapça) erşeye gücü yeten Allah'ın kulu
  • ABDÜLKERİM (E) : (arapça) Cömert olan Allah'în kulu
  • ABDÜLMECİD (E) : (arapça) Şanı büyük olan Allah'ın kulu
  • ABDÜLMELİK (E) : (arapça) Mülk sahibi olan Allah'ın kulu.
  • ABDÜLMUTTALİP (E) : (arapça) İsteyen allahın kulu.
  • ABDÜRREZZAK (E) : (arapça) Rızık veren Allah'ın kulu
  • ABDÜSSELAM (E) : (arapça) Selamete çıkaran Allah'ın kulu
  • ABENDAM (K) : (farsça) Güzel vücutlu, güzel
  • ABER (E) : (arapça) Hz. Nuh'un torununun adı
  • ABGUN (E) : (farsça) Mavi renk, gök; parlak; nişasta
  • ABHER (E) : (arapça) Nergis çiçeği; yasemin; dolu kab
  • ABILAYHAN (E) : (türkçe) Orta cüz Kazak Hanı
  • ABIŞKA NOYAN (E) : (türkçe) Bir İlhanlı komutanı
  • ABİD (E) : (arapça) Allah'a ibadet eden, kullar, köleler
  • ABİDE (K) : (arapça) Anıt; Önemli, değerli eser
  • ABİDİN (E) : (arapça) Kullar, köleler, sofular, ibadet edenler
  • ABŞAR (K) : (arapça) Şelale
  • ABUŞKA (E) : (türkçe) Koca, zevc, yaşlı erkek
  • ABUZER (E) : (arapça-farsça) Altın suyu
  • ABUZETTİN (E) : (arapça) Din yolunda çabuk, hızlı giden
  • ACABAY (E) : (türkçe) Amca bey, ağabey; başladığı işi bitiren; büyük
  • ACAHAN (E) : (türkçe) Amca han, ağabey
  • ACAR (E) : (türkçe) Kuvvetli, atılgan, çevik, sevaplar; halk; becerikli
  • ACARALP (E) : (türkçe) Yiğit, becerikli, cesur kişi
  • ACLAN (E) : (arapça) Hızlı, çabuk, telaşlı
  • ACUN (E) : (arapça) Dünya, varlık
  • AÇANGÜL (K) : (türkçe) Açan gül.
  • AÇE (K) : (türkçe) Sumatra adasının en kuzey kısmı.
  • AÇELYA (K) : (yunanca) Güzel, kokusuz, çok çeşitli renklerde çiçek açan fundagillerden bir bitki
  • AÇIL (K) : (türkçe) Açılmaktan emir; serpil
  • AÇILAY (K) : (türkçe) Ayın dolunay halinde olmaya başlaması
  • ADA (E) : (türkçe) Her tarafı sularla çevrili kara parçası
  • ADAHAN (E) : (türkçe) Adanın yöneticisi
  • ADALEDDİN (E) : (arapça) Dinin adaleti
  • ADALET (K) : (arapça) Hak tanırlık, haklılık; hakkaniyet; düzenli dengeli
  • ADANIR (K/E) : (türkçe) Şanlı, şöhretli
  • ADEM (E) : (arapça) İnsan; yokluk, vücudun zıttı; adam; iyi temiz kimse
  • ADETULLAH (E) : (arapça) Allah'ın kanunu
  • ADEVİYE (K) : (arapça) İyilik, yardımseverlik
  • ADİL (E) : (arapça) Doğruluk gösteren, doğru; eşit, eş; adaletli
  • ADİLE (K) : (arapça) Haktan ayrılmayan, adaletle iş gören, adil
  • ADİLHAN (E) : (arapça-türkçe) Adil yönetici
  • ADİN (E) : (arapça) Cennet
  • ADNAN (E) : (arapça) Cennette ölümsüzlüğe kavuşan kimse
  • AFAFET (K) : (arapça) Temiz olan; fenalıktan, günahtan kaçınan; namuslu
  • AFET (K) : (arapça) Çok güzel kadın, dilber - Doğal felaket, Ortalığı birbirine katacak kadar güzel kadın
  • AFFAN (E) : (arapça) Kötü şeylerden kaçınan, temiz
  • AFGAN (E) : (arapça) Heyecanlı, çabuk öfkelenen
  • AFİF (K) : (arapça) İffetli, namuslu; haramdan sakınan, doğru
  • AFİFE (K) : (arapça) İffetli, namuslu kadın, temiz
  • AFİL (E) : (arapça) Batan (güneş, yıldız), görünmez olan, kaybolan
  • AFİTAP (K) : (farsça) Güneş, güneş ışığı, güzel yüzlü, dilber
  • AFİYET (K) : (arapça) Sağlık
  • AFRA (K) : (arapça) Ayın onüçüncü gecesi, beyaz toprak
  • AFŞAR (E) : (türkçe) Afşar boyunu oluşturan Türkmenlerin adı; çevik, çabuk iş gören
  • AFŞİN (E) : (türkçe) Zırh, silah
  • AFTABE (K) : (farsça) Su kabı; güneş biçiminde yapılan mücevher
  • AGAH (E) : (farsça) Bilir, uyanık, vakıf, bilgili, haberli.
  • AGER (E) : (türkçe) Temiz, doğru kimse.
  • AGRA (E) : (arapça) Çok sevimli, çok yakışıklı.
  • AĞA (E) : (türkçe) Büyük, efendi, ağabey; Amir, baş, reis; koca, erkek eş.
  • AĞAN (K) : (türkçe) Akanyıldız, ağma.
  • AĞANER (E) : (türkçe) Saf, temiz, duru insan.
  • AĞAR (E) : (türkçe) Beyaz renkli; samimi; asil, şerefli.
  • AĞCA (K) : (türkçe) Beyaz tenli kadın.
  • AĞGÜL (K) : (türkçe) Beyaz gül, ak gül.
  • AĞIT (E) : (türkçe) Edebiyatta bir şiir türü
  • AHAD (E) : (arapça) Bir, kişi, kimse; birden dokuza kadar olan sayılar.
  • AHAVİ (E) : (arapça) Kardeşçe, dostça, kardeş gibi.
  • AHBARÎ (E) : (arapça) Haber veren, rivayet eden.
  • AHDİ (E) : (arapça) Ahd, and icabı.
  • AHENK (K) : (farsça) Uyum; renkler arasında uygunluk; kasıt, niyet.
  • AHFAZ (E) : (arapça) Belleği çok kuvvetli; Kur'an'ı en iyi hıfzetmiş kişi; alçak gönüllü.
  • AHFEŞ (E) : (arapça) Küçük gözlü, zarif bakışlı; yalnız gece gören kimse.
  • AHİ (E) : (arapça) Ahi ocağına mensup kimse; cömert, eliaçık.
  • AHİD (E) : (arapça) Bir şeyin olmasını emretmek; söz vermek, emir, talimat.
  • AHKAF (E) : Kum fırtınası; Kur'an'ın 6. suresi.
  • AHLA (K) : Çok tatlı, pek şirin.
  • AHLAS (E) : Saf, halis, karışımsız; iyi yürekli.
  • AHMED (E) : Övülmeye ziyade layık, en çok övülmüş.
  • AHMER (E) : Kırmızı, kızıl.
  • AHRA (K) : Daha layık, münasip, uygun.
  • AHSEN (K/E): En güzel, çok güzel. (Kur'an'da kullanılır)
  • AHTER (K) : Yıldız.
  • AHU (K) : Ceylan, karaca, gazal; güzel, ince, alımlı kadın; ceylan gözlü; kardeş, dost
  • AHVER (E) : Müşteri yüzlü, güzel gözlü adam; zeki, akıllı.
  • AHVES (E) : Cesur, kahraman, yiğit.
  • AİŞE (K) : Yaşayan, zenginlik ve bolluk gören, yaşayış.
  • AJDA (K) : Filiz, sürgün; üzeri çentik çentik olan şey.
  • AJLAN (K) : Hızlı,çabuk,telaşlı.
  • AKABE (E) : Sarp geçit; tehlike.
  • AKAD (E) : Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
  • AKALP (E) : Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınmış kimse.
  • AKALIN (E) : Alnı açık, onurlu, suçu olmayan.
  • AKANAY (K) : Yıldız kümesi.
  • AKANSEL (E) : Akarsu.
  • AKAR (E) : Akıp geçen; gelir getiren.
  • AKARSU (K/E) : Akan su; Tek sıra elmastan ya da pırlantadan gerdanlık
  • AKASMA (K) : Beyaz, mavi, morumsu, pembe çiçek veren yabani tırmanıcı bir bitki.
  • AKASOY (E) : Sevilen, sayılan soydan gelen.
  • AKASYA (K) : Küçük sıra yapraklı, süs için yetiştirilen bir ağaç.Salkımağacı, Güzel kokulu bir süs bitkisi
  • AKBATU (E) : Yiğit erkek.
  • AKBATUN (E) : Yiğit erkek.
  • AKBEHMEN (E) : Peygamber çiçeği.
  • AKBOĞA (E) : Boğa gibi güçlü ve temiz şahsiyetli.
  • AKBORA (E) : Bora.
  • AKBUDUN (E) : Temiz, tanınmış soydan gelen.
  • AKCEBE (E) : Beyaz zırh sahibi yiğit.
  • AKÇA (E) : Oldukça beyaz; gümüş para; saf, temiz, iyi niyetli.
  • AKÇAKOCA (E) : Temiz ve namuslu erkek.
  • AKÇALI (E) : Varlıklı, zengin.
  • AKÇAN (E) : Temiz, dürüst kimse.
  • AKÇAR (E) : iyi ruhlar.
  • AKÇİÇEK (K) : Beyaz çiçek.
  • AKÇORA (E) : İyi ruhlar.
  • AKDA (K) : Himaye altında olan cariye.
  • AKDEMİR (E) : Demir gibi güçlü ve temiz yürekli yiğit.
  • AKDES (E) : En kutsal.
  • AKDİL (E) : İyi, doğru, güzel konuşan.
  • AKDOĞAN (E) : Beyaz doğan.
  • AKDORU (E) : Doruğu bulutlu dağ.
  • AKEL (E) : Doğru işler yapan, güvenilir erkek.
  • AKERMAN (E) : Dürüst, soylu, temiz.
  • AKGÜL (K) : Beyaz gül.
  • AKGÜN (E) : Mutlu gün.
  • AKHAN (E) : Dürüst hakan.
  • AKIN (E) : Karşı tarafın üzerine yapılan saldırı; her engeli aşan.
  • AKINALP (E) : Akın yapan yiğit.
  • AKİF (E) : İsteğiyle çekilip ibadet eden; sebatlı; direnen
  • AKİFE (K) : Sebatlı, kararlı; ibadet eden; direnen
  • AKİL (E) : Akıllı.
  • AKİLE (K) : Akıllı.
  • AKİPEK (K) : İpek gibi kadın.
  • AKİS (K) : Yankı; yansı; zıt, ters, muhalif.
  • AKKOR (K) : Işık saçacak kadar sıcak.
  • AKKIZ (K) : Beyaz kadın.
  • AKMAN (E) : Temiz insan; yaşlı kimse.
  • AKMAR (E) : Aylar, yıldızlar.
  • AKMER (K) : Ay gibi beyaz yüz.
  • AKNUR (K) : Beyaz nur.
  • AKÖZ (E) : Özü sözü doğru kişi.
  • AKSOY (E) : Temiz soylu.
  • AKSU (K) : Temiz su; Anadolu'da değişik boylarda bir çok akarsuyun adı, nehir.
  • AKSUNA (K) : Ak renkli yaban ördeği.
  • AKSUNER (E) : Aksungur.
  • AKSUNGUR (E) : Doğan cinsinden bir nevi av kuşu.
  • AKSÜYEK (E) : Soylu.
  • AKŞEMSEDDİN (E) : Dinin güneşi.
  • AKŞİT (E) : Kutlu, uğurlu; güneş, nur, aydınlık.
  • AKTAY (E) : Beyaz tay.
  • AKTAN (E) : Aydınlık, mehtaplı gece.
  • AKTAR (E) : Parlak, aydınlık sabah.
  • AKTAŞ (E) : Mermer.
  • AKTEKİN (E) : Parlak, görkemli, temiz huylu prens.
  • AKTEMÜR (E) : Akdemir.
  • AKTİMUR (E) : Aktemur.
  • AKTOLGA (E) : Beyaz miğfer.
  • AKTUĞ (E) : Aytuğ.
  • ALAADDİN (E) : Dini yüceltmek için çalışan kimse.
  • ALAGÜN (K) : Yazın güneş buluta girdiği zamanki gölgeli hava.
  • ALAMET (K) : İşaret, iz, nişan; sembol; belirti; çok iri.
  • ALANALP (E) : Ülke fetheden, fatih.
  • ALANGOYA (K) : Altın geyik (Moğolca).
  • ALANGU (E) : Altın geyik.
  • ALATAY (E) : Derisinde benekler olan tay.
  • ALAZ (K/E) : Alev. Dalga dalga. Yer yer
  • ALCAN (K) : Can alıcı güzel.
  • ALEMDAR (E) : Sancak ya da bayrak taşıyan, bayraktar; önder
  • ALEV (K) : Yanan, ışık veren maddelerin çeşitli şekillerde şeffaf dili, yalım, yalaz, alaz, ateş; aşk ateşi; alımlı cazibeli.
  • ALGAN (E) : Alan, fetheden, fatih.
  • ALGIN (E) : Birine gönül vermiş, vurgun, tutkun, aşık; güçlü, iyi güzel, sıcakkanlı; cılız, zayıf
  • ALGONCA (K) : Kırmızı gülün goncası
  • ALGUHAN (E) : Çağatay hükümdarı.
  • ALGUN (K) : Aklı alınmış; al renkli; tümsek
  • ALGUNE (K) : Serap; allık.
  • ALGÜL (K) : Kırmızı gül.
  • ALİ (E) : Yüksek, büyük, yüce, yemin eden.
  • ALİCAN (E) : Ali-can
  • ALİCENGİZ (E) : Akla gelmez, şeytanca.
  • ALİGÜHER (E) : Yaratılışı ve mayası yüce ve değerli olan.
  • ALİHAN (E) : Ali-han
  • ALİM (E) : Bilgin, çok bilen
  • ALİME (K) : Alim kadın.
  • ALİNUR (K) : Ali-nur
  • ALİŞAN (E) : Şanı yüce olan.
  • ALİYE (K) : Yüce, ulu
  • ALKAN (E) : Kırmızı kan.
  • ALKIM (E) : Gökkuşağı.
  • ALKIN (E) : Sevdalı, aşık.
  • ALP (E) : Yiğit, cesur, bahadır; büyük işler başaran, halkça sevilen yiğit
  • ALPAGU (E) : Tek başına düşmana saldıran yiğit.
  • ALPASLAN (E) : Aslan gibi cesur yiğit, savaş beyi.
  • ALPAY (E) : Cesur,yiğit kimse
  • ALPBİKE (E) : Genç, delikanlı.
  • ALPER (E) : Yiğit er.
  • ALPEREN (E) : Ermiş yiğit.
  • ALPERTUNGA (E) : Efsanevi Türk hükümdarı.
  • ALPGİRAY (E) : Yiğit hükümdar.
  • ALPKIN (E) : Keskin kılıç.
  • ALPMAN (E) : Yiğit kişi.
  • ALPNUR (K) : Yiğit ve nurlu.
  • ALPTEKİN (E) : Kahraman şehzade.
  • ALTAN (E) : Hakan'lara verilen san, sulatn, padişah; sabah güneş doğarkenki zaman.
  • ALTAY (E) : Kırmızı tay.
  • ALTIN (K) : Yüksek değerli bir maden
  • ALTINBAŞAK (K) : Değerli kimse.
  • ALTINBİKE (K) : Altınbaşak.
  • ALTUĞ (E) : Kızıl tuğ.
  • ALTUNAY (E) : Ay'ın san renkli hali.
  • ALYA (E) : Yüksek yer; gök, sema.
  • AMANULLAH (E) : Allah'ın bağışlaması, koruması.
  • AMBER (K) : Güzel kokulu
  • AMİL (E) : Etken, etmen; fail, yapan, işleyen; tahsildar.
  • AMİNE (K) : Gönlü emin, kalbinde korku olmayan.
  • AMİR (E) : Devlete ait; mamur eden; emir veren.
  • AMİRE (K) : Amir kadın.
  • AMRE (K) : Uzun ömürlü.
  • AMUZ (E) : Bilen, öğrenmiş, öğreten.
  • ANDAK (K/E) : Hemen, o anda.
  • ANGIN (E) : Ünlü, tanınmış; bayındır.
  • ANIL (E/K) : Anma işine konu olmak; meşhur; hatırlanan.
  • ANİF (E) : Sert, şiddetli; haşin; biraz önce.
  • ANİFE (K) : Sert, şiddetli; haşin; biraz önce.
  • ARAF (E) : Cennet ile Cehennem arasındaki yer; sert tepe; usuller.
  • ARAM (K) : Dinlenme, karar; huzur, rahat.
  • ARAMCAN (K) : Gönül rahatı; sevgili, sevilen güzel.
  • ARCA (K) : Temiz, namuslu; topal.
  • ARDA (E) : İşaret olarak yere dikilen çubuk, sonra gelen.
  • ARGUN (E) : Zayıf, güçsüz.
  • ARGÜN (E) : Temiz, aydınlık gün.
  • ARHAN (E) : Üstün nitelikli, gururlu bakan.
  • ARIÇ (E) : Barış, asayiş.
  • ARINÇ (E) : Temiz, saf; barış.
  • ARİF (E) : Bilen, bilgi sahibi, sezgili; meşhur.
  • ARİFE (K) : Tecrübeli, bilgili, sezgi ve anlayışa sahip.
  • ARKAN (E) : Temiz kan; üstün, galip.
  • ARKIN (E) : Yavaş, ağır, sakin, gelecek yıl.
  • ARMAĞAN (K/E) : Biri için seçilen özel hediye.
  • ARMAN (E) : Hasret, özleme; zahmet; teesüf; pişmanlık.
  • ARSAL (E) : Temiz huylu, namuslu.
  • ARSLAN (E) : Aslan; korkusuz.
  • ARUZ (K) : Türk Edebiyatında kullanılan ölçü.
  • ARZIK (E) : Dindar, sofu.
  • ARZU (K) : İstek, özlem, dilek; halk hikayesinde Kamber'in sevgilisi; herhangi bir şey için duyulan aşırı istek; heves, emel; özlemek.
  • ARZUM (K) : Benim isteğim.
  • ARZUMAN (K) : Arzu.
  • ASAF (E) : Vezir; erdem, ileri görüşlülük; Hz. Süleyman peygamberin veziri
  • ASAL (E) : Başlıca, temel, esaslı.
  • ASALET (E) : Soyluluk.
  • ASENA (K) : Güzel, alımlı kadın; dişi kurt
  • ASFA (E) : Çok saf, en temiz, halis.
  • ASIM (E) : Yasak; iffetli, temiz, namuslu, günahtan çekinen
  • ASIMA (K) : Yasak; iffetli, temiz, namuslu, günahtan çekinen
  • ASİYE (K) : Sütun, kolon, direk; mersin ağacı; isyan eden, itaatsiz, asi; haydut; Allah'ın emirlerine karşı gelen. (Bu isim Peygamberimizce yasaklanmıştır.)
  • ASKER (E) : Vazife yapan; er.
  • ASLI (K) : Kök, köken; aşık Kerem'in sevgilisi; soy; kaide, kural; hakiki.
  • ASLIHAN : Aslı han soyundan olan.
  • ASRİ (E) : Çağdaş, zamana uygun.
  • ASU (K) : Asi, ehlileşmeyen huysuz at; isyankar, Azgın huysuz (at); Asuman'ın kısaltması.
  • ASUDE (K) : Rahat, dingin, sessiz, sakin
  • ASUMAN (K) : Gökyüzü, sema, felek.
  • ASUTAY (E) : Hırçın tay.
  • ASYA (K) : En büyük kıta.
  • AŞIK (E) : Sevdalı; dalgın.
  • AŞİR (E) : Onda bir, onuncu; samimi dost; koca; aşar toplayan.
  • AŞKIN (K/E) : Üstün, benzerlerini aşmış; sevgilin; geçkin, aşmış olan; ölçüyü kaçıran.
  • ATA (E) : Baba; dede ve büyükbabalardan herbiri; ihsan.
  • ATABEK (E) : Selçuklularda şehzadelerin eğitimcisi, lala.
  • ATABEY (E) : Atabek.
  • ATAÇ (E) : Atalardan gelen
  • ATAKAN (E) : İleri atılan.
  • ATALAY (E) : Ünlü.
  • ATAMAN (E) : Önder, başkan.
  • ATAOL (E) : Yüce bir insan ol.
  • ATASAGUN (E) : Hekim.
  • ATAULLAH (E) : Allah'ın lütfu.
  • ATAY (E) : Bilinen, tanınmış.
  • ATEŞ (K/E) : Yanmakta olan cisim
  • ATIFET (K) : Karşılık beklemeden gösterilen sevgi, iyilik sever, teveccüh.
  • ATIL (E) : Bir amaca doğru hızla ilerleme
  • ATILGAN (E) : Girişgen , hevesli
  • ATİK (E) : Çabuk davranan , çevik; berrak, saf; hür; asil
  • ATİKE (K) : Özgür; soylu; güzel, genç kız
  • ATİLLA (E) : Büyük, ünlü; babacık; savaşçı, fatih; Hun hükümdarı.
  • ATİYE (K) : Bağış, ihsan, hediye; gelecek.
  • ATLAS (E) : Diba; düz, havasız, tüysüz; Mitolojide dünyayı sırtında taşıdığına inanılan Tanrı
  • ATUFET (K) : Şefkat, merhamet.
  • AVCI (E) : Avlanan.
  • AVNİ (E) : Yardımla ilgili.
  • AVNİYE (K) : Yardımla ilgili.
  • AVNULLAH (E) : Allah'ın yardımı.
  • AVŞAR (K) : Oğuzların bir kolu.
  • AYALP (E) : Ay yüzlü yiğit.
  • AYANA (E) : Saygı.
  • AYANFER (E) : Gözün nuru.
  • AYAS (K/E) : Dolunay, mehtap.
  • AYASUN (K) : Aysun.
  • AYAZ (E) : Hava ve gece için soğuk.
  • AYBAR (E) : Gösterişli, heybetli; korku veren.
  • AYBARS (E) : Hun Hükümdarı Atilla'nın amcası.
  • AYBEG (E) : İleri gelen, temiz yönetici.
  • AYBEN (K) : Ay gibi, Ay yüzlü, Ayın kendisi
  • AYBERK (E) : Güçlü ışığı olan ay; sağlam kişilik; yaprak.
  • AYBİGE (K/E) : Dolunay.
  • AYBİKE (K) : Ay gibi güzel kız. (Aybüke)
  • AYBİKEN (K) : Bir hükümdar hanımımın adı.
  • AYBİRGEN (K) : Ayveren
  • AYBÜKE (K) : Ay gibi parlak, aynı zamanda zeki, akıllı (Aybike)
  • AYCA (K) : Ay gibi parlak ve aydınlık
  • AYCAN (K/E) : İçi dışı ay gibi parlak ve aydınlık.
  • AYCİHAN (K/E) : Cihanı aydınlatan ışık.
  • AYÇA (K) : Ayın ilk günlerde aldığı biçim, hilal
  • AYÇAN (K) : Ay gibi parlak ve sevimli.
  • AYÇIL (K) : Sürekli aydınlık veren - Ay gibi
  • AYÇİÇEK (K) : Günçiçek
  • AYDAN (K) : Güzelliğini aydan almış, ay gibi parlak ve güzel, aydan gelen, aydan yaratılmış
  • AYDEMİR (E) : Yüzü kavisli bir çeşit keser
  • AYDIN (E) : Bilgili; nurlu.
  • AYDİL (K/E) : Güzel, parlak, aydınlık gönül.
  • AYDİNÇ (E) : Cesur, aydın.
  • AYDOĞDU (K) : Doğmakta olan ay.
  • AYDOLUN (E) : Dolunay.
  • AYERDEM (E) : Ay-erdem.
  • AYETULLAH (E) : Allah'ın ayetleri; mucizeler; iz, nişan.
  • AYFER (K) : Ay ışığı.
  • AYGEN (K) : Dost, arkadaş; sevgili; temiz.
  • AYGUT (E) : Karşılık, mükafat.
  • AYGÜL (K) : Ay gibi ışıldayan, parlak, gül renkli, güzel; Ay'ın gülü.
  • AYGÜN (K/E) : Gösterişli, ay kadar güzel.
  • AYHAN (E) : Ay sahibi.
  • AYHATUN (K) : Ay yüzlü kadın.
  • AYKIZ (K) : Ay-kız
  • AYKUT (E) : Kutlu ay; ödül
  • AYLA (K) : Ayın çevresindeki hale; eş, zevce, kadın; beyaz ışık.
  • AYLİN (K) : Ayın çevresinde görülen ışık, ay evi, ayla; Ay'a ait.
  • AYMAN (E) : Ay gibi ışıklı.
  • AYNUR (K) : Ay gibi ışıklı, pırıl pırıl.
  • AYPARE (K) : Ay parçası
  • AYSAL (K/E) : Ay'a benzeyen.
  • AYSEL (K) : Ay gibi parlak ve güzel
  • AYSEN (K) : Aydan farksız, ayın yerdeki benzeri, güzel sevimli
  • AYSIN (K) : Sen aysın ,ay kadar güzel sin.
  • AYSU (K) : Ay gibi parlak, berrak su
  • AYSUN (K) : Ay gibi ışıltılı ve güzelsin.
  • AYŞAN (K) : Ay gibi temiz, parlak şöhreti olan
  • AYŞE (K) : Yaşam, erinç; rahat, huzur içinde yaşayan
  • AYŞEGÜL (K) : Gül renkli, canlı ve güzel
  • AYŞEM (K) : Ay ışığı - Benim Ayşem
  • AYŞEN (K) : Ay gibi parlak, neşeli, sevimli
  • AYŞENUR (K) : Nur gibi parlak, pırıl pırıl, ay gibi güzel
  • AYŞIL (K) : Ay gibi ışıl ışıl.
  • AYŞİN (K) : Ay gibi güzel
  • AYTAÇ (E) : Ay-taç
  • AYTEK (E) : Ay-tek; Ay gibi.
  • AYTEKİN (E) : Ay prensi.
  • AYTEN (K) : Ay gibi beyaz tenli, güzel vücutlu.
  • AYTİGİN (E) : Aytekin.
  • AYTOLOUN (E) : Dolunay.
  • AYTUĞ (E) : Ay-tuğ
  • AYTÜL (K) : Ayın ışığını gölgeleyen ince ve beyaz renkli bulutların ayı süslemesi
  • AYTUNA (E) : Ay-tuna
  • AYVAZ (E) : Savaş gemilerinde cerrah yamağı, uşak; garson.
  • AZAD (E) : Hür; zarif.
  • AZADE (K) : Hür, zarif.
  • AZAM (E) : En büyük, ulu.
  • AZAMEDDİN (E) : Dinin ululuğu.
  • AZAMET (K/E) : Büyüklük, ululuk.
  • AZER (E) : Ateş.
  • AZİM (E) : Büyük, ulu; kuvvetli.
  • AZİME (K) : Kararlılık, niyet, büyük bela.
  • AZİMET (K) : İradeye dayanan karar.
  • AZİZ (E) : Değerli, sevgide üstün tutulan
  • AZİZE (K) : Kutsal, ermiş kadın - Sevgi hitabı
  • AZMİ (E) : Kasıt, kemikli, güçlü.
  • AZMİYE (K) : Niyetli, kararlı
  • AZRA (K) : El değmemiş bakire; Hz. Meryem'e verilen bir ad; Medine şehrinin bir adı
  •  
    Özlü Söz:
    Çoğu zaman, kelimenin gerçek anlamıyla acıyla farkına varıyorum ki, anlatmak istediğimin yirmide birini bile anlatamadım ve hatta hiçbir şey anlatamadım. Beni rahatlatan şey, tanrı’nın bir gün bana o gücü ve ilhamı göndereceğine, benim de kendimi eksiksizce anlatabileceğime, kısacası yüreğimdeki ve hayal dünyamdaki her şeyi ortaya koyacağıma dair olan umudumdur. - (Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Süngü, kuvvet, şeref ve haysiyetin müdafaa edemediği hatlar, başka hiçbir prensiple müdafaa edilemez. (1923)


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü