Kişi Adları ve Anlamları

Ana Sayfa >>

Kişisel Bilgiler >>
    Özgeçmiş
    Bilimsel Yayınlar
    Atıflar
    Tasarılar (Projeler)
    Bilimsel Sunuştaylar
    Yönetilen Tezler
    Dersler
    Görevler
    Diğer Yayınlar
    Dil Çalışmalarım
    İletişim

Fizik/Fizik Eğitimi >>
    Fizik Deneyleri
    Kavram Yanılgıları
    Bilimciler
    Nobel Fizik Ödülleri
    Öğeler Çizelgesi
    Biliyor Muydunuz?

Duyurular >>

Diğer >>
    Bilgisayar
    Bilgi Yarışması
    Sormacalar
    Yararlı Bilgiler
    Güncel Bilgiler



Kişi Adları ve Anlamları

A - B - C - Ç - D - E - F - G - H - I - İ - J - K - L - M - N
O - Ö - P - R - S - Ş - T - U - Ü - V - Y - Z
  • SAADET : Mutluluk, mut, ongunluk
  • SABA : Gündoğusundan esen hafif rüzgar
  • SABAH : Günün başlangıcı
  • SABAHAT : Güzellik
  • SABİHA : Güzel, şirin, sabah vakti
  • SABRİYE : Sabırlı, dayanıklı
  • SACİDE : Secde eden
  • SADBERK : Yüz yapraklı,katmerli
  • SADIK : Doğru, gerçek, içten bağlı
  • SADRİ : Göğüsle ilgili, göğse ait
  • SADRİYE : Göğüsle ilgili
  • SAFA : Saflık, berraklık, rahat
  • SAFFET : Temizlik, arılık
  • SAFİYE : Katıksız, arı - Seçilmiş
  • SAĞANAK : Şiddetli,ani ve kısa süreli yağmur
  • SAHİL : Deniz kıyısı
  • SAHRA : Kır, ova, çöl
  • SAHURE : Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad
  • SAİD : Kutlu, Tanrıca beğenilmiş, yukarı çıkan
  • SAİM : Oruçlu
  • SAİT : Ses çıkaran, sesli
  • SAKİNE : Durgun - Kendi halinde sessiz
  • SALİH : İyi yarar, hakkı olan, elverişli
  • SALİHA : Uygun, yakışan - Yetkili olan - Dine uygun hareket eden
  • SALİM : Sağlam, noksansız
  • SALKIM : Bir çoğu tek bir sap üzerinde topluca bulunan yemiş
  • SAMET : Kimseye ve hiçbirşeye ihtiyacı olmayan Tanrı
  • SAMİ : Yüksek, yüce, dinleyen
  • SAMİM : Herşeyin içi, merkezi
  • SAMİME : Öz, asıl
  • SAMİYE : Yüksek, ulu
  • SANAT : Duygu,tasarım ve güzelliğin kişiyi etkileyen anlatımı
  • SANAY : Ay gibi güzel
  • SANCAK : Bayrak
  • SANEM : Put - Güzel kadın
  • SANİA : Sanat eseri yaratan - Yapan , oluşturan
  • SANİYE : Dakikanın altmışta biri, ikinci, dönen, çeviren
  • SARP : Dik,geçilmesi ve çıkılması zor
  • SARPER : Zor erkek kişi.
  • SATI : Düğün alışverişi - Satış, alışveriş, yükselip meydana çıkan
  • SATVET : Zorlu,sindirici güç.
  • SAVAŞ : Cenk.
  • SAYGIN : Sayılan,sevilen
  • SAYIL : Her zaman saygı gör
  • SEBAHAT : Suda yüzme
  • SEBİL : Karşılıksız dağıtılan içme suyu ve bu amaçlı taş yapı, yol
  • SEBLA : Uzun kirpikli göz
  • SEÇİL : Benzerlerinden üstün olup 'en iyi' diye ayrılmak
  • SEÇKİN : Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit
  • SEDA : Yankı, ses, meme
  • SEDAT : Akıl, doğruluk
  • SEDEF : Bazı deniz hayvanlarının sert, beyaz, parlak kabuğu - Bu kabuktan yapılmış eşya
  • SEDEN : Uyanık, tetikte, gözü açık olmak
  • SEHER : Tan ağartısı
  • SEL : Taşkın su
  • SELCAN : Hareketli, coşkulu
  • SELDA : Bir tür söğüt
  • SELEN : Müjde, muştu, haber
  • SELİM : Doğru ,dürüst,kusursuz.
  • SELİN : Gür akan su - Orta Asya'da yetişen bir bitki
  • SELİNTİ : Ufak sel
  • SELİS : Akıcı söz
  • SELMA : Huzur, barış içinde olma
  • SELMAN : Barış içinde bulunma
  • SELMİN : Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan
  • SELVİ : Yapraklarını dökmeyen ince uzun ağaç
  • SEMA : Gökyüzü, gök
  • SEMAHAT : El açıklığı, iyilikseverlik
  • SEMEN : İyi beslenen
  • SEMİH : Cömert, eliaçık, bol, vergili
  • SEMİHA : Cömert
  • SEMİN : Değerli, pahalı
  • SEMİRAMİS : Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi
  • SEMRA : Esmer
  • SENA : Övme, övüş - Şimşek parıltısı
  • SENAY : Ay gibi güzelsin
  • SENCER : Hal ve aşk ehlinden kimse
  • SENEM : Tapılacak kadar güzel kadın, sevgili
  • SENİHA : İnciler, süsler
  • SERAP : Çölde ışığın kırılması sonucu görülen aldatıcı görüntü, yalgın, sıcak sis
  • SERAY : Ay gibi güzel
  • SERBÜLENT : Başı yüksek, yüce
  • SERCAN : Sevgili,sevilen
  • SERDAR : Başkomutanlık yapan sadrazam ünvanı, komutan
  • SEREN : Yelken germeye yarayan ağaç, Gemi direği
  • SERENAT : Geceleyin sevgilinin penceresinin önünde verilen küçük konser
  • SERETAN : Yengeç burcu
  • SERGEN : Vitrin, raf
  • SERHAN : Baş şarkıcı
  • SERHAT : Sınır boyu
  • SERKAN : Başkan,soylu kan
  • SERPİL : İyi yetiş, büyü
  • SERRA : Rahatlık, kolaylık
  • SERTAÇ : Baş tacı, çok sevilen, sayılan kimse
  • SERTAP : İnatçı, ayak direyen
  • SERTUĞ : Baştuğ
  • SERVA : Masal
  • SERVER : Baş, başkan
  • SERVET : Zenginlik, varlık, mal
  • SERVİ : İnce ve uzun boylu
  • SES : Kulağın duyabildiği titreşimler
  • SEVAL : Severek al
  • SEVCAN : Sevgili insan
  • SEVDA : Aşk, sevgi
  • SEVDEM : Sevginin en son demi
  • SEVEN : Bir başkasına sevgi duyan
  • SEVGİ : Sevme duygusu, aşk
  • SEVGİLİ : Kendisine aşk duygusuyla bağlı olunan kişi
  • SEVİ : Aşk
  • SEVİL : Her zaman sevilen
  • SEVİLAY : Ay gibi hep sevilen
  • SEVİM : Sevilmeye neden olan nitelik, birşeyi başkalarına sevdiren
  • SEVİN : Memnun ol, neşelen
  • SEVİNÇ : Sevinme duygusu, coşku
  • SEVTAP : Tapılacak kadar sevilen
  • SEYDE : Peygamber soyundan olan kadın
  • SEYHAN : Akdeniz'e dökülen bir nehir, şehirden şehire yolculuk
  • SEYİT : Efendi, ağa
  • SEYRAN : Gezinme
  • SEYYAL : Akıcı, akan
  • SEYYİT : Peygamber soyundan
  • SEZA : Uygun, yaraşan, Değer , yaraşık
  • SEZAL : Sezgili
  • SEZEN : Duyan, hisseden
  • SEZER : Duyar, hisseder
  • SEZGİ : Anlama, sezme yeteneği
  • SEZGİN : Duygulu, anlayışlı
  • SIDIKA : Doğru, yalan söylemeyen
  • SILA : Doğup büyüdüğü yere dönme, yakınlarına kavuşma
  • SIRMA : Altın suyuyla yaldızlanmış gümüş tel - Altın sarısı renginde saç
  • SİBEL : Buğday başağı - Yere düşmemiş yağmur damlası
  • SİM : Gümüş gibi parlak ve beyaz
  • SİMA : Yüz, çehre - İnsan, tip
  • SİMGE : İşaret, sembol
  • SİMİN : Gümüşten, gümüşe benzeyen
  • SİMYA : Bir şeyi başka şeye dönüştüren düşsel güç
  • SİNAN : Süngü, mızrak gibi şeylerin sivri ucu
  • SİNE : Yürek
  • SİNEM : Gönlüm, sevdiğim
  • SİPAHİ : Süvari asker
  • SİPER : Korunulacak,saklanacak yer
  • SİREN : Uyarı işareti veren canavar düdüğü
  • SİRET : Bir kimsenin ahlakı,kişiliği
  • SİYER : Yollar, gidişler
  • SOKRA : İki ağacın ucuca bitişmesinden ortaya çıkan ek yeri
  • SONAT : Bir veya iki çalgı için yazılmış müzik yapıtı
  • SONYAZ : Sonbahar
  • SORGUN : Söğüt
  • SÖĞÜT : Sulak yerlerde yetişen bir ağaç
  • SÖYLEM : Konuşan bireyin kullandığı dil
  • SÖZ : Kelime
  • SU : Canlıların yaşaması için en gerekli olan şey
  • SUDE : Sürülmüş, ezilmiş, dövülmüş
  • SUMRU : Bir şeyin yüksek yeri,tepesi
  • SUNA : Boylu , poslu , yakışıklı
  • SUNAY : Adak ayı
  • SUNGUN : Bağış,ihsan
  • SUNGUR : Soğukkanlı, sakin kimse, akdoğan
  • SUZAN : Yakan, yanan
  • SÜAVİ : Herkesin yardımına koşan
  • SÜER : Yiğit asker
  • SÜERDEM : Erdemli asker
  • SÜHA : Büyükayı yıldız kümesinde en küçük yıldız
  • SÜHEYL : Yıldırak, güneyde parlak bir yıldız
  • SÜLÜN : Boylu , poslu , yürüyüşü güzel
  • SÜMER : İ.Ö. Mezopotamya'da yaşamış bir ulus
  • SÜNDÜS : Çözgüsünde altın, gümüş teller bulunan eski ipekli bir kumaş türü
  • SÜREYYA : Ülker yıldızı
  • SÜSEN : Nisan-Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek
  •  
    Özlü Söz:
    Bir ağacın önünden onu sevmeden, onun var oluşundan mutluluk duymadan geçilebileceğini aklım almıyor. - (Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski)
    Mustafa Kemal ATATÜRK diyor ki:
    Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.


    © Özlük Hakkı/Copyright 2003 Hasan Şahin KIZILCIK
    Öneri: 1024x768 ve üstü